der Anspruch, ¨-e
hak · talep
Das ist das Recht, etwas zu bekommen oder zu fordern.
Tanım ve anlam
Anspruch, bağlama göre birkaç anlama gelen eril bir isimdir:
-
Hak, talep veya bir şeyi elde etme hakkı: Bir kişinin yasal ya da meşru olarak hak iddia edebileceği şey.
Örnek: Bir hizmetten yararlanma hakkı için Anspruch auf etwas haben denir. -
İstek, beklenti veya gereklilik: Bir kişiden ya da durumdan beklenen şey.
Örnek: Birinin başkalarından çok şey beklemesini Ansprüche stellen ifadesi anlatabilir. -
Düzey, standart veya iddia: Bir işin ya da kişinin ulaşmayı hedeflediği kalite veya zorluk düzeyi.
Örnek: Zor ve yüksek standartlı bir çalışma için ein hoher Anspruch denebilir.
Dil bilgisi ve kelime kökeni
- Artikel: der
- Çoğul: die Ansprüche
- Kelime türü: İsim
- Sözcük, an ve Spruch öğeleriyle ilişkilidir; Spruch, “söz” anlamındaki sprechen fiiliyle bağlantılıdır. Sözcük günümüzde özellikle hak, talep ve beklenti anlamlarında kullanılır.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Bağlama göre yakın anlamlılar:
- Recht : Özellikle hukuki ya da meşru “hak” anlamında kullanılır; Anspruch çoğu zaman bu hakkı ileri sürme veya talep etme düşüncesini de içerir.
- Forderung : “Talep” anlamındadır; Anspruch ise talebin dayandığı hak veya gerekçeyi daha çok vurgulayabilir.
- Anforderung : “Gereklilik, koşul” anlamındadır; özellikle bir işin veya durumun karşılanması gereken şartlarını belirtir.
- Erwartung : “Beklenti” anlamındadır; Anspruch beklentinin güçlü veya hak edilmiş olduğu fikrini de taşıyabilir.
Doğrudan ve her bağlamda geçerli bir zıt anlamlısı yoktur. Talep veya beklenti anlamında Verzicht [?](vocabuo://word/Verzicht] (vazgeçme) ya da Anspruchslosigkeit [?](vocabuo://word/Anspruchslosigkeit] (fazla beklentisi veya talebi olmama) karşıt anlam oluşturabilir.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- Anspruch auf etwas haben : Bir şey üzerinde hak sahibi olmak.
- Ansprüche stellen : Taleplerde bulunmak veya yüksek beklentiler ortaya koymak.
- hohe Ansprüche : Yüksek beklentiler ya da yüksek standartlar.
- etwas in Anspruch nehmen : Bir hizmetten veya haktan yararlanmak; ayrıca zaman ya da kaynak kullanmak.
- Anspruch an sich selbst : Kişinin kendisinden beklediği standart.
Make “Anspruch” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Der Kunde hat einen Anspruch auf eine Rückerstattung.noun
Müşterinin geri ödeme hakkı vardır.
Ein Anspruch auf Urlaub besteht jedes Jahr.noun
Her yıl tatil hakkı vardır.
Sein Anspruch wurde nicht anerkannt.noun
Onun talebi kabul edilmedi.
Menschen haben unterschiedliche Ansprüche.noun
İnsanların farklı talepleri vardır.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad