anstehen
beklemek
Warten, bis man an der Reihe ist, oft in einer Reihe mit anderen Menschen.
Tanım ve anlam
anstehen, bağlama göre birkaç farklı anlama gelen, ayrılabilen bir Almanca fiildir:
-
Sırada beklemek: Bir hizmet ya da işlem için sıraya girip beklemek anlamına gelir.
Ich habe eine Stunde angestanden. — Bir saat sırada bekledim. -
Yaklaşan veya yapılması gereken bir şey olmak: Henüz gerçekleşmemiş ama zamanı gelmiş ya da yakında gerçekleşecek bir işi, etkinliği veya kararı anlatır.
Die Entscheidung steht noch an. — Karar hâlâ bekliyor / Kararın verilmesi gerekiyor. -
Birine yakışmak veya uygun düşmek: Özellikle giyim ve görünüş için, bir şeyin kişiye yakıştığını belirtir.
Die Farbe steht dir gut. — Bu renk sana yakışıyor.
Ayrıca jemandem nicht anstehen biçiminde, bir davranışın birine yakışmadığını ya da uygun olmadığını ifade edebilir.
Dil bilgisi ve kelime kökeni
anstehen, ayrılabilen bir fiildir. Ana cümlede çekimlenen fiil ile an ayrılır ve cümlenin sonuna gider: Ich stehe an. — Sırada bekliyorum.
Temel çekimleri şöyledir: steht an (şimdiki zaman, üçüncü tekil şahıs), stand an (Präteritum), hat angestanden (Perfekt). Perfekt zamanı haben yardımcı fiiliyle kurulur.
Fiil, an (“-e doğru, yanında”) ve stehen (“durmak, ayakta olmak”) parçalarından oluşur. Anlamı, birleşik hâlde bağlama göre değişir.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Anlama göre yakın anlamlıları değişir:
- “Sırada beklemek” anlamında warten (“beklemek”) kullanılabilir. Ancak anstehen, özellikle bir kuyrukta beklemeyi vurgular; warten daha genel bir fiildir.
- “Yaklaşan ya da yapılması gereken bir şey olmak” anlamında bevorstehen (“yaklaşmak, gerçekleşmesi beklenmek”) yakın anlamlıdır. bevorstehen, genellikle gelecekteki bir olayın yaklaşmakta olduğunu vurgular.
- “Birine yakışmak” anlamında passen (“uymak”) yakın anlamlıdır; fakat passen daha genel olarak uyum ve uygunluğu anlatır.
Doğrudan ve her bağlamda geçerli bir zıt anlamı yoktur. “Bekleyen iş” anlamında işin tamamlandığını belirtmek için erledigt sein (“halledilmiş olmak”) denebilir. “Yakışmak” anlamının karşıtı ise bağlama göre nicht passen (“uymamak”) olabilir.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
Make “anstehen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Viele Menschen stehen für das Konzert an.verb
Birçok insan konser için sırada bekliyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad