das Argument, -e
argüman
Ein Streitgespräch, bei dem zwei oder mehr Personen unterschiedliche Meinungen haben und versuchen, sich gegenseitig zu überzeugen.
Tanım ve anlam
Argument, Almancada temel olarak bir görüşü desteklemek, savunmak veya açıklamak için öne sürülen gerekçe anlamına gelir.
Türkçedeki karşılıkları bağlama göre:
- argüman
- gerekçe
- kanıtlayıcı neden
- sav
- delil
Örnek:
-
Sein Argument war überzeugend.
Onun argümanı ikna ediciydi. -
Sie brachte mehrere Argumente gegen den Vorschlag vor.
Öneriye karşı birkaç gerekçe öne sürdü.
Kelime, bir tartışmada ileri sürülen mantıklı düşünceyi ifade eder. Her Argument mutlaka kesin bir kanıt değildir; bir görüşü destekleyen mantıksal neden olabilir.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Artikel: das
- Çoğul: die Argumente
- Tür: isim
- Telaffuz: [aʁɡʊˈmɛnt]
Kelime, Latince argumentum sözcüğünden gelir ve “kanıt, gerekçe, açıklama” anlamlarını taşır. Almancada Argument kelimesinin içindeki -ment bölümü Almancada bağımsız bir kelime veya üretken bir ek olarak değerlendirilmez; kelime Almancaya bütün olarak geçmiştir.
En sık kullanılan fiiller:
- ein Argument vorbringen : bir argüman öne sürmek
- ein Argument nennen : bir gerekçe belirtmek
- ein Argument entkräften : bir argümanı çürütmek veya etkisiz hâle getirmek
- Argumente austauschen : karşılıklı argümanlar sunmak
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- das Argument : bir görüşü destekleyen gerekçe veya sav.
- der Grund : neden veya gerekçe. Argument daha çok tartışma ve ikna bağlamında kullanılırken Grund daha genel anlamlıdır.
- die Begründung : bir düşüncenin veya kararın gerekçelendirilmesi. Argument tek bir gerekçe olabilir; Begründung ise çoğu zaman daha kapsamlı açıklamadır.
- der Beleg : bir iddiayı destekleyen kanıt veya dayanak. Beleg, Argument kelimesine göre daha somut ve kanıta dayalıdır.
- der Standpunkt : kişinin bir konu hakkındaki görüşü veya bakış açısı. Standpunkt görüşün kendisidir; Argument ise bu görüşü destekleyen nedendir.
Zıt anlamlılar ve karşıt kavramlar
Argument için her bağlamda doğrudan bir zıt anlamlı bulunmaz. Tartışma bağlamında şu karşıt kavramlar kullanılabilir:
- das Gegenargument : karşı tarafın argümanına karşı ileri sürülen gerekçe. Bu kelime Argumentin tam zıttı değil, ona karşı yöneltilen argümandır.
- die Widerlegung : bir iddianın veya argümanın yanlışlığını gösterme, çürütme.
- die Behauptung : kanıt veya gerekçe sunulmadan ileri sürülen iddia. Bu nedenle Behauptung, desteklenmiş bir Argumentın karşıtı olarak düşünülebilir.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- ein starkes Argument : güçlü bir argüman
- ein überzeugendes Argument : ikna edici bir argüman
- ein gutes Argument : iyi veya geçerli bir gerekçe
- ein wichtiges Argument : önemli bir argüman
- ein Argument für etwas : bir şey lehine argüman
- ein Argument gegen etwas : bir şey aleyhine argüman
- stichhaltige Argumente : sağlam, geçerli argümanlar
- sachliche Argumente : nesnel ve konuya dayalı argümanlar
- Argumente austauschen : karşılıklı görüş ve gerekçeler sunmak
- mit Argumenten überzeugen : argümanlarla ikna etmek
Make “Argument” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Dein Argument überzeugt mich.noun
Senin argümanın beni ikna ediyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad