auf etwas setzen
bir şeye oynamak · güvenmek
Tanım ve anlam
auf etwas setzen bağlama göre birkaç anlama gelir:
-
Bir şeye bahis oynamak: Bir sonucu ya da seçeneği bahis konusu yapmak.
Er setzt auf das richtige Pferd. — Doğru ata bahis oynuyor. -
Bir şeye güvenmek, bel bağlamak: Bir kişiye, yönteme ya da seçeneğe umut bağlamak.
Sie setzt auf ihre Erfahrung. — Deneyimine güveniyor. -
Bir şeyi tercih etmek veya bir alana ağırlık vermek: Bir stratejiyi ya da seçeneği benimsemek.
Die Firma setzt auf neue Technologien. — Şirket yeni teknolojilere ağırlık veriyor.
Dil bilgisi ve köken
İfade, setzen (“koymak, oturtmak”) fiili ile auf edatından oluşur. Ardından gelen isim genellikle Akkusativ hâlindedir: auf den Erfolg setzen, auf eine Lösung setzen.
Fiilin temel çekimi: setzen – setzte – hat gesetzt. Bu kullanımda ifade çoğunlukla mecazidir: Bir şeyi gerçekten bir yere koymaktan ziyade ona bahis, güven veya öncelik atfetmeyi anlatır.
Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar
Anlama göre yakın ifadeler:
- auf etwas wetten [?](vocabuo://word/auf etwas wetten) — Özellikle bahis anlamında kullanılır; auf etwas setzen kadar genel değildir.
- auf etwas bauen [?](vocabuo://word/auf etwas bauen) — Birine ya da bir şeye güvenmek, ondan destek beklemek anlamındadır.
- auf etwas vertrauen [?](vocabuo://word/auf etwas vertrauen) — Güven duygusunu açıkça vurgular; bahis anlamını taşımaz.
- sich auf etwas konzentrieren [?](vocabuo://word/sich auf etwas konzentrieren) — Bir şeye odaklanmak demektir; ona bel bağlama anlamı zorunlu değildir.
Bağlama göre karşıt ifadeler:
- auf etwas verzichten [?](vocabuo://word/auf etwas verzichten) — Bir şeyden vazgeçmek.
- etwas meiden [?](vocabuo://word/etwas meiden) — Bir şeyden kaçınmak; özellikle tercih veya yatırım bağlamında karşıt olabilir.
- jemandem misstrauen [?](vocabuo://word/jemandem misstrauen) — Birine güvenmemek; güven anlamındaki kullanımın karşıtıdır.
Yaygın ifadeler ve eşdizimler
- auf die Zukunft setzen [?](vocabuo://word/auf die Zukunft setzen) — Geleceğe yatırım yapmak veya gelecekten umutlu olmak.
- auf erneuerbare Energien setzen [?](vocabuo://word/auf erneuerbare Energien setzen) — Yenilenebilir enerjilere ağırlık vermek.
- alles auf eine Karte setzen [?](vocabuo://word/alles auf eine Karte setzen) — Bütün riskleri tek bir seçeneğe bağlamak.
Make “auf etwas setzen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Er setzt alles auf eine Karte.other
O, her şeyini tek bir karta oynuyor.
Beim Lernen setze ich auf regelmäßige Pausen.other
Ders çalışırken ben düzenli molalara güveniyorum.
Beim Einkaufen setze ich auf regionale Produkte.other
Alışveriş yaparken ben yerel ürünlere güvenirim.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad