auffinden
bulmak
Etwas oder jemanden nach dem Suchen entdecken und den Ort erkennen, wo es oder er ist.
Tanım ve anlam
auffinden, arayıp bulmak, yerini tespit etmek veya daha önce kaybolmuş ya da bilinmeyen bir şeyi keşfetmek anlamına gelir. Genellikle bir arama ya da araştırma sonucunda bulunan kişi veya nesneler için kullanılır.
- Bir şeyi ararken bulmak: Birisi bir belgeyi arar ve sonunda bulur.
- Yerini tespit etmek: Bir kişi ya da nesnenin nerede olduğunu belirlemek.
- Keşfetmek, ortaya çıkarmak: Daha önce bilinmeyen bir bilgiyi ya da olguyu bulmak.
Dilbilgisi ve köken
auffinden ayrılabilen önekli bir fiildir: auf + finden. Cümlede çekimlenirken auf genellikle fiilden ayrılır: Ich finde das Dokument auf. (“Belgeyi buluyorum.”)
- Mastar: auffinden
- Präteritum: fand auf
- Partizip II: aufgefunden
- Yardımcı fiil: haben
- Kullanım: Genellikle geçişlidir; bulunan şey çoğunlukla belirtme durumunda kullanılır.
finden “bulmak”, auf ise burada bir şeyi arayıp ortaya çıkarma veya bulma anlamına katkı sağlar.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
- finden — “bulmak” anlamındadır; auffinden’dan daha genel ve gündelik bir kullanıma sahiptir.
- entdecken — “keşfetmek” demektir; özellikle daha önce bilinmeyen bir şeyi fark edip bulmayı vurgular.
- ausfindig machen — “yerini tespit etmek, izini bulmak” anlamına gelir; özellikle kişi veya konum ararken kullanılır.
Bağlama göre zıt anlamlılar:
- verlieren — “kaybetmek”; bir şeyi bulmanın tersine, onu elinden ya da görüş alanından yitirmek anlamına gelir.
- verbergen — “saklamak, gizlemek”; bir şeyi bulmayı zorlaştıracak biçimde gizleme eylemini ifade eder.
Yaygın ifadeler ve eşdizimler
Make “auffinden” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Niemand konnte das verlorene Buch auffinden.verb
Kimse kaybolan kitabı bulamadı.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad