auffordern
talep etmek
Jemanden bitten oder sagen, dass er etwas tun soll.
Tanım ve anlam
auffordern ayrılabilen, düzenli bir Almanca fiildir. Temel anlamları:
-
Birinden bir şey yapmasını istemek, talep etmek
Genellikle resmî, ciddi veya yönlendirici bir ifade taşır. Türkçeye “istemek”, “talep etmek”, “çağırmak” ya da “gereğini yapmaya davet etmek” şeklinde çevrilebilir.- Die Polizei forderte ihn auf, sich auszuweisen.
Polis ondan kimliğini göstermesini istedi.
- Die Polizei forderte ihn auf, sich auszuweisen.
-
Birini bir etkinliğe katılmaya davet etmek veya teşvik etmek
Özellikle dans, konuşma ya da bir eyleme katılma bağlamında kullanılır.- Er forderte sie zum Tanz auf.
Onu dansa kaldırdı.
- Er forderte sie zum Tanz auf.
Fiil çoğunlukla jemanden zu etwas auffordern veya jemanden auffordern, etwas zu tun yapısıyla kullanılır.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Fiil: auffordern
- Türü: Ayrılabilen fiil
- Präsens: ich fordere auf
- Präteritum: ich forderte auf
- Perfekt: ich habe aufgefordert
- Partizip II: aufgefordert
- Yardımcı fiil: haben
Örnek cümle yapısı:
- Die Lehrerin fordert die Schüler auf, leise zu sein.
Öğretmen öğrencilerden sessiz olmalarını istiyor.
Kelime, auf ve fordern parçalarından oluşur. fordern, “talep etmek, istemek” anlamına gelir; auf- öneki ise birini belirli bir eyleme yöneltme veya harekete geçirme anlamı katar.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- bitten : Rica etmek veya istemek anlamındadır. auffordern kelimesine göre daha nazik ve daha az resmî ya da zorlayıcı olabilir.
- ersuchen : Resmî ve yazılı dilde “talep etmek, rica etmek” anlamına gelir. auffordern daha doğrudan ve yönlendirici olabilir.
- verlangen : Bir şeyi güçlü biçimde talep etmek anlamındadır. auffordern genellikle bir eylem yapılmasını isterken, verlangen bir şeyin teslim edilmesini veya yerine getirilmesini talep edebilir.
- anweisen : Talimat vermek veya emretmek anlamındadır. auffordern her zaman emir kadar güçlü değildir.
- aufrufen : Birini bir eyleme çağırmak veya kamuya açık biçimde davet etmek anlamında kullanılır. Daha çok toplu, kamusal veya politik bağlamlarda görülür.
Zıt anlamlılar
- abraten : Birini bir şeyi yapmaktan vazgeçirmeye çalışmak; auffordern ise bir eylemi yapmaya yöneltir.
- abhalten : Birinin bir şeyi yapmasını engellemek veya onu bundan uzak tutmak.
- verbieten : Bir eylemi yasaklamak; auffordern ise eylemin yapılmasını istemek veya teşvik etmektir.
- entmutigen : Birinin cesaretini kırmak ve onu eylemden uzaklaştırmak.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- jemanden zu etwas auffordern : Birinden bir şey yapmasını istemek veya talep etmek.
- jemanden auffordern, etwas zu tun : Birinden belirli bir eylemi yapmasını istemek.
- zur Ruhe auffordern : Sakin olmaya çağırmak.
- zum Tanz auffordern : Birini dansa kaldırmak.
- zur Abgabe auffordern : Bir şeyin teslim edilmesini talep etmek.
- die Bevölkerung auffordern : Halka veya topluma belirli bir şey yapması çağrısında bulunmak.
- offiziell auffordern : Resmî olarak talepte bulunmak.
Make “auffordern” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Der Lehrer fordert die Schüler auf, ihre Hausaufgaben pünktlich zu erledigen.verb
Öğretmen öğrencilerden ödevlerini zamanında yapmalarını talep ediyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad