verb

aufklären

aydınlatmak

Etwas verständlich machen, indem man Informationen gibt oder Unklarheiten beseitigt.

Tanım ve anlam

aufklären, bağlama göre birkaç anlama gelen, ayrılabilen bir Almanca fiildir:

  1. Açıklığa kavuşturmak, aydınlatmak: Bir konuyu anlaşılır hâle getirmek veya birine bilgi vermek.
    Sie klärte ihn über die Risiken auf. — Ona riskler hakkında bilgi verdi.

  2. Bir olayı araştırıp çözmek: Özellikle suç, kaza veya gizemli bir olayın nasıl gerçekleştiğini ortaya çıkarmak.
    Die Polizei konnte den Fall aufklären. — Polis vakayı çözebildi.

  3. Bir konuda bilinçlendirmek veya eğitmek: Örneğin sağlık ya da cinsellik hakkında bilgi vermek.
    Kinder sollten früh über Gefahren aufgeklärt werden. — Çocuklar tehlikeler konusunda erken yaşta bilgilendirilmelidir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Ayrılabilen fiil (trennbares Verb): auf + klären.
  • Çekim: klärt auf (şimdiki zaman), klärte auf (geçmiş zaman), hat aufgeklärt (Perfekt).
  • Köken: klären “açıklığa kavuşturmak” anlamındadır; auf- öneki, bir şeyi ortaya çıkarma veya netleştirme anlamını güçlendirir.
  • Bu fiille ilişkili Aufklärung , bağlama göre “aydınlatma, bilgilendirme” veya tarihsel bir dönem olan “Aydınlanma” anlamına gelir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar:

  • erklären — “açıklamak” demektir; genellikle bir konuyu anlatmaya odaklanır. aufklären, bilgilendirmenin yanı sıra gerçeği ortaya çıkarma veya bir olayı çözme anlamı da taşıyabilir.
  • informieren — “bilgilendirmek” anlamındadır; bilgi vermeyi anlatır, ancak bir vakayı çözme anlamı yoktur.
  • aufdecken — “ortaya çıkarmak” demektir; gizli kalmış bir gerçeği açığa çıkarmayı vurgular.
  • lösen — “çözmek” anlamındadır; bir vakayı veya sorunu sonuçlandırmak için kullanılabilir, ancak bilgilendirme anlamını içermez.

Zıt anlamlılar:

  • verwirren — “kafasını karıştırmak”; açıklığa kavuşturmanın tersidir.
  • verschleiern — “gizlemek, üstünü örtmek”; gerçeği ortaya çıkarmak yerine belirsizleştirir.
  • verheimlichen — “gizli tutmak”; bilgi vermenin veya bir gerçeği açığa çıkarmanın karşıtıdır.

Yaygın ifadeler ve kullanımlar

  • einen Fall aufklären — bir vakayı çözmek.
  • jemanden über etwas aufklären — birini bir konuda bilgilendirmek.
  • über die Risiken aufklären — riskler hakkında bilgilendirmek.
  • einen Sachverhalt aufklären — bir durumu veya olayın iç yüzünü açıklığa kavuşturmak.

Make “aufklären” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die Polizei wird den Fall aufklären.verb

Polis olayı aydınlatacak.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).