verb

auflösen

çözmek · çözünmek

Etwas in kleinere Teile zerlegen oder verschwinden lassen, bis es nicht mehr erkennbar ist.

Tanım ve anlam

auf|lösen, bağlama göre birkaç farklı anlama gelen ayrılabilen bir Almanca fiildir:

  1. Bir maddeyi sıvı içinde eritmek:
    Zucker in Wasser auflösen — şekeri suda eritmek.

  2. Bir şeyi sona erdirmek, dağıtmak veya feshetmek:
    Bir derneği, toplantıyı ya da sözleşmeyi sona erdirmek anlamında kullanılabilir.

  3. Bir sorunun ya da bilmecenin çözümünü açıklamak:
    Çözümü bulup ortaya koymak veya açıklamak.

  4. Dağılmak, çözülmek ya da ortadan kaybolmak:
    Dönüşlü biçimi olan sich auflösen bu anlamlarda kullanılır. Örneğin bir sisin dağılması veya bir kalabalığın çözülüp dağılması.

  5. Matematikte çözmek:
    Denklem veya eşitlik gibi bir matematiksel ifadeyi çözmek.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

auf|lösen, ayrılabilen bir fiildir: çekimli cümlede auf çoğunlukla fiilden ayrılarak cümlenin sonuna gider.
Örnek: Ich löse das Salz auf. — Tuzu eritiyorum.

Temel çekimleri: löst auf (şimdiki zaman), löste auf (geçmiş zaman), hat aufgelöst (Perfekt).

Fiil, auf öneki ile “çözmek, gevşetmek” anlamındaki lösen fiilinden oluşur. Dönüşlü kullanımı sich auflösen şeklindedir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar, auflösen fiilinin hangi anlamda kullanıldığına göre değişir:

  • erledigen — Bir işi veya sorunu sonuçlandırmak anlamına gelir; “eritmek” ya da bir topluluğu dağıtmak için kullanılmaz.
  • beenden — Bir şeyi sona erdirmek demektir; auflösen kadar “dağıtma” veya “çözme” anlamı taşımaz.
  • auflockern — Gevşetmek ya da seyrekleştirmek anlamındadır; tamamen sona erdirme anlamı vermez.
  • schmelzen — Isı etkisiyle erimeyi anlatır. Auflösen ise bir maddenin sıvı içinde çözünmesi için de kullanılır.

Anlama göre uygun zıt anlamlılar:

  • verbinden — Birbirinden ayırmanın veya bağları çözmenin karşıtı olarak “birleştirmek, bağlamak”.
  • gründen — Bir topluluğu feshetme ya da dağıtma anlamındaki kullanımın karşıtı olarak “kurmak”.
  • erhalten — Bir şeyi sona erdirmek veya ortadan kaldırmak yerine “korumak, sürdürmek” anlamındadır.

Yaygın ifadeler ve eşdizimler

  • Salz in Wasser auflösen — tuzu suda eritmek.
  • einen Verein auflösen — bir derneği feshetmek.
  • eine Versammlung auflösen — bir toplantıyı dağıtmak.
  • einen Vertrag auflösen — bir sözleşmeyi sona erdirmek veya feshetmek.
  • ein Rätsel auflösen — bir bilmecenin çözümünü açıklamak.
  • sich in Luft auflösen — ortadan kaybolmak; kelimesi kelimesine “havada çözülmek”.

Make “auflösen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die Seife löst sich im Wasser auf.verb

Sabun suda çözülür.

Er muss das Rätsel schnell auflösen.verb

Bulmacayı hızlıca çözmesi gerekiyor.

Die Tablette löst sich schnell auf.verb

Tablet hızlıca çözülüyor.

Die Zuckerwürfel lösen sich im heißen Tee schnell auf.verb

Şeker küpleri sıcak çayda hızla çözünür.

Die Tabletten lösen sich im Wasser auf.verb

Tabletler suyun içinde çözülür.

Er wird das Rätsel schnell auflösen.verb

Bulmacayı hızlıca çözecek.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).