aufsagen
ezberden okumak
Tanım ve anlam
aufsagen, ayrılabilen bir fiildir ve temel olarak ezberlenmiş bir metni, şiiri veya dersi yüksek sesle söylemek anlamına gelir.
-
Ezberden okumak / söylemek:
Bir şiiri, metni, dersi veya duayı ezberden aktarmak.- ein Gedicht aufsagen — bir şiiri ezberden okumak
- eine Lektion aufsagen — dersi ezberden söylemek
- ein Gedicht auswendig aufsagen — bir şiiri ezberden okumak
-
İlişkiyi sona erdirmek:
Özellikle jemandem die Freundschaft aufsagen kalıbında “birisiyle dostluğu bitirmek” anlamına gelir. -
Sözleşmeyi veya anlaşmayı feshetmek:
Daha eski ya da resmî kullanımda einen Vertrag aufsagen, “bir sözleşmeyi feshetmek” anlamında kullanılabilir. Günümüz Almancasında bu anlam için çoğunlukla kündigen kullanılır.
Örnekler:
-
Das Kind sagt ein Gedicht auf.
Çocuk bir şiiri ezberden okuyor. -
Sie musste die ganze Lektion aufsagen.
Bütün dersi ezberden söylemek zorundaydı. -
Er hat ihm die Freundschaft aufgesagt.
Onunla dostluğunu bitirdi.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
aufsagen, auf + sagen birleşiminden oluşur:
- auf : burada fiile “yüksek sesle ifade etme” veya “sona erdirme” gibi özel anlamlar katar.
- sagen : söylemek.
Ayrılabilen bir fiildir. Çekimli cümlede auf ayrılarak cümlenin sonuna gider:
- Ich sage das Gedicht auf.
Şiiri ezberden okuyorum.
Mastar ve yan cümlede birleşik kalır:
-
Ich möchte das Gedicht aufsagen.
Şiiri ezberden okumak istiyorum. -
Sie sagt, dass sie das Gedicht aufsagt.
Şiiri ezberden okuduğunu söylüyor.
Fiil çekimi:
- Infinitiv: aufsagen
- Präsens: er sagt auf
- Präteritum: er sagte auf
- Perfekt: er hat aufgesagt
- Partizip II: aufgesagt
Genellikle Akkusativ nesneyle kullanılır:
- Sie sagt ein Gedicht auf.
Bir şiiri ezberden okuyor.
Bir kişiye bir şeyi söyleme anlamında kişi Dativ, söylenen şey ise Akkusativ olur:
- Der Schüler sagt dem Lehrer das Gedicht auf.
Öğrenci şiiri öğretmene ezberden okuyor.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- vortragen : Bir metni, şiiri veya konuşmayı dinleyicilere sunmak anlamına gelir. aufsagen ezberden söylemeye vurgu yaparken, vortragen sunma ve performans yönünü öne çıkarır.
- rezitieren : Özellikle şiir veya edebî bir metni sanatsal ve yüksek sesle okumak. aufsagen daha genel ve günlük bir kelimedir.
- auswendig vortragen : Bir şeyi ezberden sunmak. Ezberden söyleme anlamını aufsagen kelimesinden daha açık biçimde belirtir.
- kündigen : Sözleşmeyi veya aboneliği feshetmek. Sözleşmeyle ilgili anlamda günümüz Almancasında aufsagen yerine genellikle bu fiil kullanılır.
- beenden : Bir şeyi sona erdirmek. jemandem die Freundschaft aufsagen ifadesine göre daha genel bir kullanıma sahiptir.
Zıt anlamlılar
Ezberden söylemek anlamında doğrudan tek bir zıt anlamlısı yoktur. Bağlama göre şu fiiller karşıtlık oluşturabilir:
- schweigen : Susmak; bir şeyi söylememek.
- vergessen : Ezberlenmiş bir şeyi hatırlayamamak veya unutmak.
“Sözleşmeyi sona erdirmek” anlamında ise:
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- ein Gedicht aufsagen — şiiri ezberden okumak
- eine Lektion aufsagen — dersi ezberden söylemek
- ein Gebet aufsagen — duayı okumak
- etwas auswendig aufsagen — bir şeyi ezberden söylemek
- jemandem die Freundschaft aufsagen — biriyle dostluğu bitirmek
- einen Vertrag aufsagen — sözleşmeyi feshetmek; bu kullanım günümüzde daha az yaygındır
Make “aufsagen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Er wird das Gedicht aufsagen.verb
Şiiri ezberden okuyacak.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad