verb

aufschieben

ertelemek

Wenn man eine Aufgabe nicht sofort macht, sondern sie auf einen spateren Zeitpunkt verlegt.

Tanım ve anlam

aufschieben, ayrılabilen bir Almanca fiildir ve başlıca şu anlamlarda kullanılır:

  1. Ertelemek, sonraya bırakmak: Bir işi ya da kararı hemen yapmak yerine daha ileri bir zamana bırakmak.

    • einen Termin aufschieben — bir randevuyu ertelemek
    • eine Entscheidung aufschieben — bir kararı ertelemek
  2. Sürerek açmak veya yukarı itmek: Sürgülü bir şeyi açmak ya da bir şeyi yukarı doğru itmek.

    • einen Vorhang aufschieben — perdeyi yana sürerek açmak
    • die Ärmel aufschieben — kolları yukarı sıvamak

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Ayrılabilen bir fiildir: ana cümlede auf genellikle fiilden ayrılıp sona gider. Örneğin çekimi ich schiebe auf biçimindedir. Geçmiş zaman biçimleri schob auf (Präteritum) ve hat aufgeschoben (Perfekt) şeklindedir.

Kelime, auf (“yukarı; açık hâle”) ve schieben (“itmek, sürmek”) parçalarından oluşur. “Ertelemek” anlamı, bir işi daha ileri bir zamana doğru “itme” düşüncesiyle bağlantılıdır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Bağlama göre kullanılan eş anlamlılar:

  • verschieben — bir şeyi başka bir zamana almak; aufschieben ile anlamı çok yakındır, ancak tarih veya plan değişikliklerini anlatırken daha nötr ve yaygındır.
  • vertagen — özellikle toplantı, görüşme ya da resmî bir kararı başka bir tarihe bırakmak; daha resmî bir kullanımdır.
  • hinauszögern — bir şeyi geciktirmek veya uzatmak; çoğu zaman gecikmenin istenmeyen ya da bilinçli biçimde sürdürülen yönünü vurgular.

Bağlama göre zıt anlamlılar:

  • erledigen — bir işi tamamlamak; ertelemenin tersine, işi yapmak ve bitirmek anlamına gelir.
  • sofort tun — bir şeyi hemen yapmak; işi ileri bir zamana bırakmamak anlamındadır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • einen Termin aufschieben — bir randevuyu ertelemek
  • eine Entscheidung aufschieben — bir kararı ertelemek
  • etwas auf morgen aufschieben — bir şeyi yarına bırakmak
  • Aufgeschoben ist nicht aufgehoben. — “Ertelenmiş olması, iptal edildiği anlamına gelmez.” Bu atasözü, ertelenen bir işin yine de yapılması gerektiğini anlatır.

Make “aufschieben” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Du darfst deine Hausaufgaben nicht aufschieben.verb

Ödevlerini ertelememelisin.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).