verb

auftreiben

bulmak

Etwas oder jemanden nach Suchen finden und herbringen.

Tanım ve anlam

auftreiben, bağlama göre birkaç anlama gelen, ayrılabilen bir Almanca fiildir:

  1. Bulup buluşturmak, temin etmek: Özellikle elde edilmesi zor olan bir şeyi bulmak veya sağlamak anlamına gelir.
    Ich habe das Geld noch aufgetrieben. — Parayı sonunda bulup temin ettim.

  2. Birini bulmak, izini sürüp bulmak: Bir kişiyi ya da şeyi arayıp bulma anlamında kullanılır.
    Die Polizei trieb den Zeugen auf. — Polis tanığı buldu.

  3. Su yüzüne çıkmak veya çıkarmak: Bir şeyin suyun üstüne gelmesi ya da su yüzüne çıkarılması anlamına gelir.
    Die Leiche wurde im See aufgetrieben. — Ceset gölde su yüzüne çıktı / bulundu.

  4. Daha özel bir kullanımda, hayvanları bir araya toplamak anlamına da gelebilir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

auftreiben, auf + treiben parçalarından oluşur. auf burada “yukarı” veya “su yüzeyine” anlamını katabilir; birleşik fiilde ise fiile yön ya da tamamlanmışlık anlamı da verebilir.

Ayrılabilen bir fiildir: ana cümlede auf sona gider.

  • Präsens: Ich treibe Geld auf. — Para bulup temin ediyorum.
  • Präteritum: Ich trieb Geld auf. — Para bulup temin ettim.
  • Perfekt: Ich habe Geld aufgetrieben. — Para bulup temin ettim.

Temin etme anlamındaki kullanımda Perfekt yardımcı fiili haben olur. Su yüzüne çıkma anlamında ise özne kendi başına yüzeye çıkıyorsa sein kullanılabilir: Die Leiche ist aufgetrieben. — Ceset su yüzüne çıktı.

Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar

Anlama göre yakın anlamlıları:

  • beschaffen : “temin etmek”; daha nötr ve genel bir sözcüktür.
  • besorgen : “sağlamak, alıp getirmek”; bir işi hallederek bir şeyi edinmeye vurgu yapar.
  • ausfindig machen : “yerini bulmak, izini sürerek bulmak”; özellikle bulma sürecini öne çıkarır.
  • aufstöbern : “izini sürüp bulmak”; arama ve peşine düşme tonu daha belirgindir.

“Zor da olsa bulup temin etme” anlamında auftreiben, yalnızca beschaffen demekten daha fazla çaba veya güçlük sezdirir.

Bu fiilin her anlam için tek ve doğrudan bir karşıtı yoktur. Su yüzüne çıkma anlamında sinken [?](vocabuo://word/sinken] (“batmak”) ve untergehen (“suya gömülmek, batmak”) karşıt anlamlı olabilir. Bir şeyi temin etme anlamında ise karşıtlık, bağlama göre “ondan vazgeçmek” veya “elden çıkarmak” gibi ifadelerle kurulur.

Yaygın ifadeler ve sözcük birliktelikleri

  • Geld auftreiben — para bulup temin etmek
  • Ersatzteile auftreiben — yedek parça bulup temin etmek
  • eine Unterkunft auftreiben — kalacak bir yer bulmak
  • jemanden auftreiben — birini bulup ortaya çıkarmak
  • Vieh auftreiben — hayvanları bir araya toplamak
  • eine Leiche wird aufgetrieben — bir ceset su yüzüne çıkar / bulunur

Make “auftreiben” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Gestern habe ich endlich Ersatzteile für das Fahrrad aufgetrieben.verb

Dün sonunda bisiklet için yedek parçaları bulabildim.

Wo könnten wir schnell etwas Geld auftreiben?verb

Hızlıca biraz para nereden bulabiliriz?

Kannst du noch Eintrittskarten für das Konzert auftreiben?verb

Konser için hâlâ giriş bileti bulabilir misin?

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).