verb

aufwachsen

büyümek

Wenn ein Kind älter wird und langsam zum Erwachsenen wird.

Tanım ve anlam

aufwachsen Almancada temel olarak büyümek, yetişmek, çocukluk dönemini geçirmek anlamına gelen ayrılabilen bir fiildir.

  • Bir çocuğun fiziksel ve zihinsel olarak büyümesi:
    Das Kind wächst schnell auf.
    Çocuk hızla büyüyor.

  • Belirli bir yerde, ailede veya kültürel çevrede yetişmek:
    Sie ist auf dem Land aufgewachsen.
    O, kırsal bölgede büyüdü.

  • Belirli koşullar veya etkiler altında yetişmek:
    Er ist in einer großen Familie aufgewachsen.
    O, kalabalık bir ailede büyüdü.

Fiil genellikle kişinin çocukluk ve gençlik dönemini nerede veya hangi koşullarda geçirdiğini anlatır.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Ayrılabilen fiil
  • Mastar: aufwachsen
  • Şimdiki zaman, 3. tekil şahıs: er wächst auf
  • Präteritum: er wuchs auf
  • Partizip II: aufgewachsen
  • Yardımcı fiil: sein
    • Sie ist in Berlin aufgewachsen.
      Berlin’de büyüdü.

Fiil iki bölümden oluşur:

  • auf: yukarı, açılma veya gelişme yönü bildiren ön ek
  • wachsen {wachsen }: büyümek, gelişmek

Bu nedenle aufwachsen, kelime yapısı bakımından “büyüyüp gelişmek” fikrini taşır. Fiilin çekimli hâlinde ön ek cümlenin sonuna gider:
Das Kind wächst bei seinen Großeltern auf.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • groß werden {groß werden }: büyümek. Günlük dilde oldukça yaygındır ve aufwachsen ile çoğu durumda yakın anlamlıdır. Ancak kişinin nerede veya hangi çevrede yetiştiği vurgulanmaz.
    Er ist in München groß geworden.
    Münih’te büyüdü.

  • heranwachsen {heranwachsen }: büyüyüp yetişkinliğe doğru ilerlemek. aufwachsen kelimesine göre daha resmî veya edebî bir tınıya sahiptir.
    Die Kinder wachsen zu selbstständigen Menschen heran.
    Çocuklar bağımsız bireyler olarak yetişiyor.

  • aufgezogen werden {aufgezogen werden ?}: yetiştirilmek, büyütülmek. Bu ifade, çocuğun bakımını kimin üstlendiğini vurgular; aufwachsen ise kişinin büyüme sürecini anlatır.
    Das Kind wurde von seinen Großeltern aufgezogen.
    Çocuk, büyükannesi ve büyükbabası tarafından büyütüldü.

Zıt anlamlılar

aufwachsen için doğrudan ve her durumda kullanılabilecek tek bir zıt anlamlı yoktur. Bağlama göre şu ifadeler karşıt anlam taşıyabilir:

  • sterben {sterben }: ölmek; yaşamın ve gelişimin sona ermesini anlatır.
  • verkümmern {verkümmern }: gelişememek, körelmek, bakımsızlık nedeniyle gelişimini kaybetmek. Özellikle bitkiler, yetenekler veya insanlar için kullanılabilir.
  • nicht erwachsen werden {nicht erwachsen werden }: yetişkin olamamak. Bu, aufwachsen fiilinin doğrudan sözlük zıttı değil, bağlama dayalı karşıt bir ifadedir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • in einer Stadt aufwachsen {in einer Stadt aufwachsen }: bir şehirde büyümek
  • auf dem Land aufwachsen {auf dem Land aufwachsen }: kırsalda büyümek
  • bei seinen Eltern aufwachsen {bei seinen Eltern aufwachsen }: anne babasının yanında büyümek
  • in einer liebevollen Familie aufwachsen {in einer liebevollen Familie aufwachsen }: sevgi dolu bir ailede büyümek
  • unter schwierigen Bedingungen aufwachsen {unter schwierigen Bedingungen aufwachsen }: zor koşullarda büyümek
  • mit Geschwistern aufwachsen {mit Geschwistern aufwachsen }: kardeşlerle birlikte büyümek

Make “aufwachsen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die Kinder wachsen in einer liebevollen Umgebung auf.verb

Çocuklar sevgi dolu bir ortamda büyüyorlar.

Er ist in Berlin aufgewachsen.verb

O, Berlin'de büyüdü.

Junge Menschen können hier sicher aufwachsen.verb

Genç insanlar burada güven içinde büyüyebilirler.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).