noun

das Auge, -n

göz

Es ist ein Teil des Körpers, mit dem Menschen und Tiere sehen können.

Tanım ve anlam

Auge Almancada temel olarak “göz” anlamına gelen nötr bir isimdir.

  1. Görme organı

    • Das Auge ist ein wichtiges Sinnesorgan.
      “Göz önemli bir duyu organıdır.”
    • İnsan veya hayvanın görmesini sağlayan organı ifade eder.
  2. Bakış veya gözler

    • Bazı kullanımlarda fiziksel organdan çok “bakış”, “göz” veya “gözlerin görünümü” anlamı taşır.
    • Sie hat schöne blaue Augen.
      “Onun güzel mavi gözleri var.”
  3. Benzetmeli anlamlar

    • das Auge des Sturms : “fırtınanın gözü”
    • ein Auge im Stoff : kumaşta iplik geçirmek için açılmış halka veya delik
    • ein Auge an einer Knospe : bitkide tomurcuk gözü veya aşı gözü

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Artikel: das
  • Çoğul: die Augen
  • Hâl çekimi:
    • Nominativ: das Auge
    • Akkusativ: das Auge
    • Dativ: dem Auge
    • Genitiv: des Auges
  • Çoğul biçimde kelime kökündeki ses değişir: Auge → Augen.
  • Kelime Eski Yüksek Almancadaki ouga biçiminden gelir ve İngilizce eye kelimesiyle aynı Hint-Avrupa köküne dayanır.
  • Türevleri:
    • äugig : gözlü, belirli göz rengine veya göz yapısına sahip
    • Augenlid : göz kapağı
    • Augenblick : an; kelime kelimesiyle “göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre”
    • Augenarzt : göz doktoru

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • Sehorgan : görme organı. Daha bilimsel ve teknik bir ifadedir; günlük dilde Auge daha yaygındır.
  • Glotzer : “göz” anlamında argo ve kaba bir ifade. Standart ve nötr kelime Auge’dir.
  • Oculus : Latince kökenli, tıp veya bilim bağlamında kullanılan teknik ifade.

Zıt anlamlılar

Auge kelimesinin doğrudan bir zıt anlamlısı yoktur. Ancak görme yetisinin yokluğunu ifade eden şu kelimeler karşıt kavram olarak kullanılabilir:

  • Blindheit : körlük
  • Sehschwäche : görme zayıflığı

Bunlar gözün kendisinin değil, görme işlevinin karşıt veya olumsuz durumlarını ifade eder.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • blaue Augen : mavi gözler
  • braune Augen : kahverengi gözler
  • ein Auge zudrücken : görmezden gelmek, hoşgörü göstermek
  • ein Auge auf jemanden werfen : birinden hoşlanmaya başlamak, birine ilgi duymak
  • die Augen öffnen : gerçeği fark etmesini sağlamak
  • etwas mit eigenen Augen sehen : bir şeyi kendi gözleriyle görmek
  • unter vier Augen : baş başa, özel olarak
  • Auge um Auge : göze göz
  • aus den Augen verlieren : birinin veya bir şeyin izini kaybetmek
  • etwas fällt ins Auge : bir şey dikkat çekmek
  • ein Auge fürs Detail haben : ayrıntıları fark etme yeteneğine sahip olmak

Make “Auge” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich schließe meine Augen.noun

Gözlerimi kapatıyorum.

Das Auge ist blau.noun

Göz mavi.

Mein Auge tut weh.noun

Gözüm ağrıyor.

Heute sieht dein Auge müde aus.noun

Bugün gözün yorgun görünüyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).