verb

auseinandersetzen

uğraşmak · yüzleşmek

Sich gründlich mit einem Thema beschäftigen oder mit jemandem über ein Thema sprechen, oft um eine Lösung zu finden.

Tanım ve anlam

auseinandersetzen, çoğunlukla dönüşlü zamirle, yani sich auseinandersetzen biçiminde kullanılan ayrılabilen bir fiildir. Anlamı bağlama göre değişir:

  • Bir konuya yakından eğilmek, onu incelemek veya üzerinde düşünmek:
    Sie setzt sich mit dem Thema auseinander. — Konuyu ele alıyor, üzerinde çalışıyor.
  • Bir kişiyle ya da görüşle karşı karşıya gelmek; tartışmak veya mücadele etmek:
    Er setzte sich mit seinem Gegner auseinander. — Rakibiyle karşı karşıya geldi.
  • Daha seyrek olarak, bir şeyi birbirinden ayırmak veya mal varlığını paylaştırmak anlamında kullanılabilir.

Dönüşlü kullanımda genellikle mit + dativ yapısı görülür: sich mit einem Problem auseinandersetzen — bir sorunla ilgilenmek / sorunu ele almak.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

Fiil iki parçadan oluşur: auseinander (“birbirinden ayrı, ayrı yönlere”) ve setzen (“koymak, yerleştirmek”). Birleşik biçimdeki temel imge “bir şeyi ayrı ayrı koymak”tır; buradan konuları veya görüşleri ayrıntılı biçimde ele alma anlamı gelişmiştir.

Ayrılabilen bir fiildir. Dönüşlü kullanımda şimdiki zamanda parçaları ayrılır: setzt sich … auseinander . Geçmiş zaman biçimleri setzte sich … auseinander ve hat sich … auseinandergesetzt şeklindedir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar bağlama göre değişir:

  • sich befassen mit : Bir konuyla ilgilenmek; çoğu zaman daha nötr ve genel bir ifadedir.
  • sich beschäftigen mit : Bir konuyla uğraşmak veya zaman ayırmak; inceleme ve tartışma vurgusu daha zayıf olabilir.
  • diskutieren : Bir konu hakkında karşılıklı görüş alışverişi yapmak; auseinandersetzen ise kişinin konuyu kendi başına derinlemesine incelemesini de anlatabilir.
  • streiten : Kavga etmek veya tartışmak; daha çatışmacı ve olumsuz bir anlam taşır.

Bağlama göre zıt anlamlılar:

  • ignorieren : Bir konuyu görmezden gelmek; konuyu ele almanın karşıtıdır.
  • ausweichen : Bir yüzleşmeden ya da tartışmadan kaçınmak.
  • Fiziksel olarak “ayırmak” anlamında kullanıldığında zusammensetzen [?](vocabuo://word/zusammensetzen] — parçaları bir araya getirmek — karşıt anlamlı olabilir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • sich mit einem Thema auseinandersetzen — bir konuyu ele almak, üzerinde çalışmak
  • sich mit einem Problem auseinandersetzen — bir sorunla uğraşmak, sorunu incelemek
  • sich kritisch mit etwas auseinandersetzen — bir şeyi eleştirel biçimde değerlendirmek
  • sich mit jemandem auseinandersetzen — biriyle yüzleşmek veya tartışmak

Make “auseinandersetzen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die Studenten setzten sich gestern lange mit der Frage auseinander.verb

Öğrenciler dün soruyla uzun süre uğraştılar.

Warum setzt ihr euch nur so ungern mit dieser schwierigen Diskussion auseinander?verb

Neden bu zor tartışma ile uğraşmayı bu kadar isteksizce yapıyorsunuz?

Habt ihr euch schon einmal mit euren eigenen Fehlern auseinandergesetzt?verb

Kendi hatalarınızla hiç yüzleştiniz mi?

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).