adjective

ausgeglichen

dengeli

Ruhig und im Inneren in guter Balance, ohne starke Stimmungsschwankungen.

Tanım ve anlam

ausgeglichen, bağlama göre şu anlamlara gelir:

  • Dengeli, ölçülü: Duyguları veya davranışları aşırı değişmeyen, sakin ve uyumlu kişi ya da tutum için kullanılır.
    Sie ist eine ausgeglichene Person. — O, dengeli bir insandır.
  • Dengelenmiş, eşitlenmiş: Farkların, karşıtlıkların veya bir hesabın dengeye getirilmiş olduğunu belirtir.
    Die Bilanz ist ausgeglichen. — Bilanço dengelenmiştir.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Bir sıfattır; ayrıca ausgleichen fiilinin geçmiş zaman ortacı olarak da kullanılır. Ausgleichen, “dengelemek, eşitlemek, telafi etmek” anlamına gelir. Kelime, aus (“dışarıya, tamamıyla”) ve gleichen (“eşit olmak, benzemek”) öğelerinden oluşur. Bu yapı, “eşitleyerek dengeye getirilmiş” anlamıyla ilişkilidir.

Sıfat çekiminde ismin cinsiyetine, hâline ve önündeki tanımlığa göre sonuna ek alabilir: ein ausgeglichener Mensch (“dengeli bir insan”), eine ausgeglichene Person (“dengeli bir kişi”).

Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar

Eş anlamlılar bağlama göre değişir:

  • balanciert — Özellikle ölçü, oran veya unsurlar arasındaki dengeyi vurgular; ruh hâli için ausgeglichen kadar doğal olmayabilir.
  • harmonisch — Uyumlu ve çatışmasız olmayı öne çıkarır; doğrudan “duygusal açıdan dengeli” demek değildir.
  • ruhig — Sakin anlamındadır; kişinin dengeli ve istikrarlı olduğu anlamını tek başına vermeyebilir.
  • gelassen — Baskı altında soğukkanlı ve telaşsız kalmayı anlatır; ausgeglichen daha genel bir denge hâlini ifade eder.

Olası karşıt anlamlılar:

  • unausgeglichen — Dengesiz, huzursuz veya ruh hâli değişken.
  • nervös — Sinirli ya da gergin; ausgeglichen kelimesinin “sakin ve dengeli” anlamına karşıt olabilir.
  • ungleich — Eşit olmayan; özellikle oranların veya hesapların dengelenmemiş olmasına karşıt düşer.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • ein ausgeglichener Mensch ] — dengeli bir insan
  • eine ausgeglichene Stimmung ] — dengeli, istikrarlı bir ruh hâli
  • eine ausgeglichene Bilanz ] — dengelenmiş bir bilanço
  • ein ausgeglichenes Verhältnis ] — dengeli bir ilişki veya oran

Make “ausgeglichen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Sein Verhalten ist sehr ausgeglichen.adjective

Onun davranışları çok dengeli.

Seine Stimmung scheint heute sehr ausgeglichen.adjective

Onun ruh hâli bugün çok dengeli görünüyor.

Sein Verhalten war heute ausgeglichen.adjective

Onun davranışı bugün dengeliydi.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).