verb

ausgleichen

dengelemek · kapatmak

Etwas so verändern, dass alles wieder im gleichen Verhältnis steht oder fair wird.

Tanım ve anlamı

ausgleichen Almancada temel olarak “dengelemek”, “telafi etmek” veya “eşitlemek” anlamlarına gelen ayrılabilen bir fiildir.

Başlıca anlamları:

  1. Bir farkı veya dengesizliği ortadan kaldırmak, eşitlemek

    • Bir tarafı diğerine göre ayarlamak veya iki şeyi aynı seviyeye getirmek.
    • Örnek: Bir yüzeydeki yükseklik farklarını dengelemek.
  2. Bir zararı, eksikliği veya açığı telafi etmek

    • Olumsuz bir durumu başka bir şeyle karşılamak.
    • Örneğin, fazla çalışılan bir günü izinle telafi etmek veya maddi bir açığı kapatmak.
  3. Bir anlaşmazlığı gidermek, uzlaştırmak

    • İnsanlar arasındaki görüş ayrılıklarını veya çatışmaları çözmek.
    • Bu anlamda “uzlaşma sağlamak” şeklinde de çevrilebilir.
  4. Kendi kendine dengelenmek

    • sich ausgleichen biçiminde kullanıldığında “dengeye gelmek”, “birbirini dengelemek” anlamına gelir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

ausgleichen düzensiz, ayrılabilen bir fiildir.

  • Mastar: ausgleichen
  • Şimdiki zaman 3. tekil şahıs: gleicht aus
  • Geçmiş zaman: glich aus
  • Partizip II: ausgeglichen
  • Yardımcı fiil: haben

Örnek:

  • Er gleicht den Verlust aus.
    “Kaybı telafi ediyor.”

  • Die Unterschiede haben sich ausgeglichen.
    “Farklar dengelendi.”

Kelime, aus ve gleichen parçalarından oluşur. aus burada “dışarı, tamamıyla veya bir durumu sona erdirecek şekilde” anlamı katar. gleichen ise “benzemek, eşit olmak” anlamındadır. İsim biçimi der Ausgleich “denge, telafi, uzlaşma” demektir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • kompensieren : Özellikle bir kaybı, zararı veya eksikliği telafi etmek anlamındadır. ausgleichen kelimesinden daha resmî ve teknik bir kullanıma sahip olabilir.
  • aufwiegen : Bir dezavantajı veya olumsuzluğu başka bir avantajla dengelemek anlamındadır. Genellikle mecazî kullanılır.
  • balancieren : Fiziksel veya mecazî olarak dengelemek anlamına gelir; ancak ausgleichen kadar geniş bir kullanım alanına sahip değildir.
  • angleichen : Farklı şeyleri birbirine benzetmek veya aynı seviyeye getirmek anlamındadır. ausgleichen daha çok mevcut bir farkı ya da olumsuzluğu gidermeyi vurgular.
  • versöhnen : İnsanlar arasındaki anlaşmazlığı sona erdirip barıştırmak anlamındadır. Bu nedenle ausgleichen kelimesinin yalnızca “uzlaştırmak” anlamına yakın bir eş anlamlısıdır.

Zıt anlamlılar

  • verschärfen : Bir durumu kötüleştirmek veya bir anlaşmazlığı artırmak. ausgleichen dengesizliği azaltırken, verschärfen onu daha ciddi hâle getirir.
  • verstärken : Bir farkı, etkiyi veya karşıtlığı artırmak.
  • vergrößern : Bir farkı veya açığı büyütmek.
  • benachteiligen : Bir kişiyi veya grubu dezavantajlı duruma düşürmek; telafi etmek anlamındaki ausgleichen kelimesinin karşıt yönündedir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • ein Defizit ausgleichen : Bir açığı kapatmak
  • einen Verlust ausgleichen : Bir kaybı telafi etmek
  • Schäden ausgleichen : Zararları telafi etmek
  • Unterschiede ausgleichen : Farkları gidermek veya eşitlemek
  • ein Konto ausgleichen : Bir hesabın borcunu kapatmak
  • Überstunden ausgleichen : Fazla mesaiyi izin veya başka bir düzenlemeyle telafi etmek
  • sich gegenseitig ausgleichen : Birbirini dengelemek
  • einen Streit ausgleichen : Bir anlaşmazlığı gidermek veya uzlaştırmak

Make “ausgleichen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Wir gleichen die Differenz aus.verb

Farkı dengeliyoruz.

Er muss die Differenz ausgleichen.verb

O, aradaki farkı kapatmak zorunda.

Man kann die Kosten später ausgleichen.verb

Masrafları daha sonra dengelemek mümkündür.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).