ausstehen
katlanmak
Etwas oder jemanden nicht mögen oder schwer ertragen können.
1) Anlamı (Türkçe)
ausstehen fiili, iki temel anlamda kullanılır:
-
Katlanmak / tahammül etmek / çekebilmek
Bir kişiyi, bir durumu, bir davranışı “dayanılır bulmak” ya da “çekebilmek” anlamına gelir.- Ich kann den Lärm nicht ausstehen. → “Gürültüye katlanamıyorum.”
-
Beklemede kalmak / hâlâ tamamlanmamış olmak (özellikle borç, iş, ödev vb.)
Bir şeyin “daha yapılması gerekmesi”, “ödenmemiş/halledilmemiş olması” anlamına gelir.- Die Rechnung steht noch aus. → “Fatura hâlâ ödenmedi / beklemede.”
2) Yapısı (Kelimenin parçaları)
- aus-: “dışa, tamamına kadar” gibi vurgu katan ayrılabilen önek.
- stehen: “durmak, ayakta olmak”.
Çekim notu: ausstehen ayrılabilen fiildir.
- Şimdiki zaman: Ich stehe das nicht aus.
- Partizip II: ausgestanden (örn. Ich habe das ausgestanden. → “Bunu atlattım/katlandım.”)
3) Almanca eş anlamlılar (Synonyme)
Anlam 1 (katlanmak):
- ertragen
- aushalten
- dulden (daha resmî / “hoş görüp izin vermek” tonlu)
- nicht leiden können (özellikle “birini sevmemek, çekememek” anlamına yakın)
Anlam 2 (beklemede kalmak):
- noch offen sein
- unerledigt sein
- ausständig sein (özellikle “ödenmemiş, gecikmiş”)
4) Almanca zıt anlamlılar (Antonyme)
Anlam 1 (katlanmak) için:
- genießen (keyfini çıkarmak)
- mögen / leiden können (sevmek, hoşlanmak)
- gut finden (beğenmek)
Anlam 2 (beklemede kalmak) için:
- erledigt sein (tamamlanmış olmak)
- bezahlt sein (ödenmiş olmak)
- abgeschlossen sein (kapanmış/sonuçlanmış olmak)
Make “ausstehen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Er kann das frühe Aufstehen nicht ausstehen.verb
Erken kalkmaya katlanamaz.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad