verb

begegnen

karşılaşmak · rastlamak

Es bedeutet, dass man zufällig oder absichtlich mit einer anderen Person oder Sache in Kontakt kommt.

Tanım ve anlam

begegnen, bağlama göre şu anlamlara gelen bir fiildir:

  1. Biriyle karşılaşmak, birine rastlamak: Genellikle beklenmedik ya da tesadüfi karşılaşmalar için kullanılır.
    Ich bin einer alten Freundin begegnet. — Eski bir arkadaşıma rastladım.

  2. Bir şeyle karşı karşıya gelmek: Bir sorun, güçlük ya da durumla karşılaşmayı anlatabilir.
    Wir sind auf ein Problem begegnet yerine Wir sind einem Problem begegnet denir. — Bir sorunla karşılaştık.

  3. Bir şeye belirli bir tutumla yaklaşmak veya karşılık vermek:
    Sie begegnete der Kritik gelassen. — Eleştiriye sakinlikle karşılık verdi.

Fiil, bu anlamlarda genellikle Dativ hâlinde bir isimle kullanılır: jemandem veya einer Sache.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

begegnen, ayrılmayan, düzenli çekimlenen bir fiildir ve Dativ alır.

  • Mastar: begegnen
  • Şimdiki zaman: er begegnet
  • Präteritum: er begegnete
  • Perfekt: er ist begegnet

Perfekt zamanda yardımcı fiil olarak sein kullanılır. Kelime, tarihsel olarak gegen (“karşı, karşısında”) sözcüğüyle bağlantılıdır.

Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar

Bağlama göre yakın anlamlıları:

  • treffen : “Karşılaşmak” anlamında kullanılabilir; ancak begegnen çoğunlukla Dativ alır ve tesadüfi karşılaşmayı vurgular.
  • antreffen : Birini belirli bir yerde bulmak anlamı taşır; rastlantısal karşılaşmadan çok, kişinin orada bulunmasını fark etmeyi anlatır.
  • konfrontieren : Birini bir sorunla doğrudan yüz yüze getirmek demektir; begegnen kadar nötr değildir.

Karşıt anlamlılar bağlama bağlıdır:

  • meiden : Biriyle karşılaşmaktan veya bir şeyle yüzleşmekten özellikle kaçınmak.
  • ausweichen : Birinden ya da bir şeyden uzak durmak, yolunu değiştirmek. begegnen’in “karşılaşmak” anlamına karşıt olabilir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • jemandem zufällig begegnen : Birine tesadüfen rastlamak.
  • einem alten Bekannten begegnen : Eski bir tanıdığa rastlamak.
  • einem Problem begegnen : Bir sorunla karşılaşmak.
  • jemandem mit Respekt begegnen : Birine saygıyla yaklaşmak.
  • der Kritik gelassen begegnen : Eleştiriye sakinlikle karşılık vermek.

Make “begegnen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich begegne meinen Nachbarn auf dem Weg zur Arbeit.verb

İşe giderken komşularımla karşılaşıyorum.

Sie werden ihm morgen begegnen.verb

Onunla yarın karşılaşacaklar.

Sie begegnen ihm zufällig auf der Straße.verb

Ona sokakta rastlıyorlar.

Wer wird mir auf dem Weg begegnen?verb

Yolda kiminle karşılaşacağım?

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).