besetzen
işgal etmek · doldurmak · dolu
Etwas in Anspruch nehmen oder einen Platz, Raum oder eine Stelle einnehmen, sodass andere es nicht nutzen können.
Tanım ve Anlam
"Besetzen" fiili Almancada bağlama göre birkaç farklı temel anlama sahiptir:
- İşgal etmek veya yer tutmak: Bir yeri, bir koltuğu veya bir bölgeyi kontrol altına almak ya da orada bulunarak başkasının kullanımını engellemek anlamında kullanılır. Örneğin, bir askeri gücün bir bölgeyi işgal etmesi veya birinin sinemada yanındaki koltuğu arkadaşı için tutması bu kelimeyle ifade edilir.
- Kadro veya pozisyon doldurmak: Bir iş yerindeki boş bir pozisyona (stelle) birini atamak veya bir projede görevlendirmek anlamına gelir.
- Rol dağıtımı yapmak (Cast): Tiyatro veya sinema dünyasında, bir karakteri canlandırması için belirli bir oyuncuyu seçmek anlamında kullanılır.
- Süslemek veya donatmak: Bir nesnenin veya kıyafetin üzerini değerli taşlar, danteller veya düğmeler gibi malzemelerle kaplamak, işlemek anlamına gelir.
- Telefonun meşgul olması: Bir telefon hattının kullanımda olduğunu belirtmek için sıfat formunda (besetzt) sıkça kullanılır.
Dilbilgisi ve Kelime Kökeni
"Besetzen" fiili, Almancadaki setzen (koymak, yerleştirmek) fiiline getirilen ve fiilin anlamını bir nesne üzerine yoğunlaştıran "be-" ön ekiyle türetilmiştir.
- Geçişli bir fiildir: Her zaman bir nesne (Akkusativ) gerektirir.
- Zayıf (düzenli) çekimlenir: besetzen (yalın), besetzte (geçmiş zaman), hat besetzt (di'li geçmiş zaman).
Kelime yapısı itibarıyla bir şeyin üzerine birini veya bir şeyi "oturtmak/yerleştirmek" mantığından yola çıkarak bugünkü geniş anlam yelpazesine ulaşmıştır.
Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar
Eş Anlamlılar:
- Bir yeri tutmak anlamında: belegen veya einnehmen.
- Askeri işgal anlamında: okkupieren.
- Süslemek anlamında: verzieren veya schmücken.
Zıt Anlamlılar:
Make “besetzen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Die Soldaten besetzen das Gebäude.verb
Askerler binayı işgal ediyor.
Wir müssen die Plätze rechtzeitig besetzen.verb
Yerleri zamanında doldurmalıyız.
Einige Plätze sind bereits besetzt.verb
Bazı yerler zaten dolu.
Dieses Unternehmen will mehrere Stellen besetzen.verb
Bu şirket birkaç pozisyonu doldurmak istiyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad