verb

besetzen

işgal etmek · doldurmak · dolu

Etwas in Anspruch nehmen oder einen Platz, Raum oder eine Stelle einnehmen, sodass andere es nicht nutzen können.

Tanım ve Anlam

"Besetzen" fiili Almancada bağlama göre birkaç farklı temel anlama sahiptir:

  1. İşgal etmek veya yer tutmak: Bir yeri, bir koltuğu veya bir bölgeyi kontrol altına almak ya da orada bulunarak başkasının kullanımını engellemek anlamında kullanılır. Örneğin, bir askeri gücün bir bölgeyi işgal etmesi veya birinin sinemada yanındaki koltuğu arkadaşı için tutması bu kelimeyle ifade edilir.
  2. Kadro veya pozisyon doldurmak: Bir iş yerindeki boş bir pozisyona (stelle) birini atamak veya bir projede görevlendirmek anlamına gelir.
  3. Rol dağıtımı yapmak (Cast): Tiyatro veya sinema dünyasında, bir karakteri canlandırması için belirli bir oyuncuyu seçmek anlamında kullanılır.
  4. Süslemek veya donatmak: Bir nesnenin veya kıyafetin üzerini değerli taşlar, danteller veya düğmeler gibi malzemelerle kaplamak, işlemek anlamına gelir.
  5. Telefonun meşgul olması: Bir telefon hattının kullanımda olduğunu belirtmek için sıfat formunda (besetzt) sıkça kullanılır.

Dilbilgisi ve Kelime Kökeni

"Besetzen" fiili, Almancadaki setzen (koymak, yerleştirmek) fiiline getirilen ve fiilin anlamını bir nesne üzerine yoğunlaştıran "be-" ön ekiyle türetilmiştir.

  • Geçişli bir fiildir: Her zaman bir nesne (Akkusativ) gerektirir.
  • Zayıf (düzenli) çekimlenir: besetzen (yalın), besetzte (geçmiş zaman), hat besetzt (di'li geçmiş zaman).

Kelime yapısı itibarıyla bir şeyin üzerine birini veya bir şeyi "oturtmak/yerleştirmek" mantığından yola çıkarak bugünkü geniş anlam yelpazesine ulaşmıştır.

Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar

Eş Anlamlılar:

  • Bir yeri tutmak anlamında: belegen veya einnehmen.
  • Askeri işgal anlamında: okkupieren.
  • Süslemek anlamında: verzieren veya schmücken.

Zıt Anlamlılar:

  • Bir yeri boşaltmak anlamında: räumen veya verlassen.
  • Kullanıma açmak veya serbest bırakmak anlamında: freigeben.

Make “besetzen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die Soldaten besetzen das Gebäude.verb

Askerler binayı işgal ediyor.

Wir müssen die Plätze rechtzeitig besetzen.verb

Yerleri zamanında doldurmalıyız.

Einige Plätze sind bereits besetzt.verb

Bazı yerler zaten dolu.

Dieses Unternehmen will mehrere Stellen besetzen.verb

Bu şirket birkaç pozisyonu doldurmak istiyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).