bestehen
mevcut olmak · oluşmak · ısrar etmek
Etwas erfolgreich schaffen oder nicht aufgeben und weiter da sein.
Tanım ve anlam
bestehen fiili bağlama göre birkaç farklı anlama gelir:
-
Bir sınavı veya testi geçmek
- Bir sınavdan başarılı olmak anlamına gelir.
- Sie hat die Prüfung bestanden. — Sınavı geçti.
- Er besteht die Fahrprüfung. — Ehliyet sınavını geçiyor.
-
-den oluşmak, meydana gelmek
- Bir şeyin hangi unsurlardan oluştuğunu belirtir. Bu kullanımda genellikle aus + Dativ kullanılır.
- Das Team besteht aus fünf Personen. — Takım beş kişiden oluşuyor.
- Wasser besteht aus Wasserstoff und Sauerstoff. — Su hidrojen ve oksijenden oluşur.
-
Var olmak, sürmek, devam etmek
- Bir durumun, kurumun veya ilişkinin varlığını sürdürmesi anlamındadır.
- Die Organisation besteht seit vielen Jahren. — Kurum uzun yıllardır varlığını sürdürüyor.
- Der Vertrag besteht weiterhin. — Sözleşme hâlâ geçerliliğini koruyor.
-
Israr etmek, talebinde diretmek
- Bu kullanımda genellikle auf + Dativ bestehen kalıbı kullanılır.
- Er besteht auf seinem Recht. — Hakkı konusunda ısrar ediyor.
- Sie besteht darauf, selbst zu bezahlen. — Ödemeyi kendisinin yapması konusunda ısrar ediyor.
-
Dayanmak, başarılı olmak
- Daha az yaygın olarak zorlu bir duruma dayanmak veya bir şeyi başarıyla atlatmak anlamına da gelebilir.
- Das Material besteht den Belastungstest. — Malzeme dayanıklılık testini başarıyla geçiyor.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Fiil türü: düzensiz, güçlü fiil
- Mastar: bestehen
- Şimdiki zaman üçüncü tekil şahıs: besteht
- Präteritum: bestand
- Partizip II: bestanden
- Yardımcı fiil: haben
Örnek çekim:
- ich bestehe — geçiyorum / ısrar ediyorum
- du bestehst — geçiyorsun / ısrar ediyorsun
- er besteht — geçiyor / ısrar ediyor
- ich bestand — geçtim / ısrar ettim
- ich habe bestanden — geçtim / başarıyla tamamladım
Kelime, be- ön eki ile stehen fiilinden oluşur. stehen temel olarak “durmak” anlamına gelir. bestehen fiilinin farklı anlamları tarihsel olarak “bir durumda durmaya devam etmek”, “bir sınavın karşısında ayakta kalmak” ve “bir şeyin unsurlarından oluşmak” fikirleriyle ilişkilidir.
Önemli edat kullanımları:
- aus etwas bestehen — bir şeyden oluşmak
- auf etwas bestehen — bir şeyde ısrar etmek
- eine Prüfung bestehen — bir sınavı geçmek
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
Anlama göre farklı eş anlamlılar kullanılır:
-
schaffen — başarmak, üstesinden gelmek
Özellikle sınav veya zor bir görev için günlük dilde kullanılır. bestehen daha doğrudan “sınavı geçmek” anlamındayken, schaffen genel olarak “başarmak” anlamındadır. -
erfolgreich absolvieren — başarıyla tamamlamak
Daha resmî bir ifadedir. Eğitim, sınav veya bir programın tamamlanması için kullanılır. -
sich zusammensetzen aus — -den oluşmak
“Bir bütünü oluşturan parçaların bulunması” anlamını vurgular. bestehen aus ile büyük ölçüde eş anlamlıdır. -
sich zusammensetzen — meydana gelmek, oluşmak
Özellikle parçaların bir araya gelmesini vurgular. -
existieren — var olmak
bestehen kelimesinin “varlığını sürdürmek” anlamına yakındır; existieren daha nötr ve doğrudan “var olmak” anlamındadır. -
fortdauern — devam etmek, sürmek
Bir durumun zaman içinde devam etmesini vurgular. -
beharren auf — diretmek, ısrar etmek
bestehen auf ile benzerdir; ancak beharren auf genellikle daha güçlü ve inatçı bir ısrar ifade eder. -
pochen auf — hakkını veya talebini ısrarla savunmak
bestehen auf ifadesinden daha vurgulu ve bazen daha sert bir tınıya sahiptir.
Zıt anlamlılar
-
durchfallen — sınavda kalmak
Bir sınavı bestehen etmenin doğrudan karşıtıdır. -
scheitern — başarısız olmak
Daha genel bir kelimedir; yalnızca sınavlar için değil, planlar ve girişimler için de kullanılır. -
vergehen — sona ermek, geçip gitmek
“Var olmak, sürmek” anlamındaki bestehen kelimesinin karşıtıdır. -
verschwinden — ortadan kaybolmak
Bir şeyin artık var olmaması anlamında zıt anlamlı olabilir. -
nachgeben — geri adım atmak, boyun eğmek
“Israr etmek” anlamındaki auf etwas bestehen ifadesinin karşıtıdır.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- eine Prüfung bestehen — sınavı geçmek
- eine Prüfung erfolgreich bestehen — sınavı başarıyla geçmek
- aus etwas bestehen — bir şeyden oluşmak
- aus mehreren Teilen bestehen — birden fazla parçadan oluşmak
- auf seinem Recht bestehen — hakkı konusunda ısrar etmek
- auf einer Antwort bestehen — bir cevapta ısrar etmek
- darauf bestehen, dass … — … konusunda ısrar etmek
- weiter bestehen — varlığını sürdürmek
- fortbestehen — devam etmek, sürmek
Make “bestehen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Die Regel besteht seit vielen Jahren.verb
Kural uzun yıllardır mevcut.
Sie besteht aus vielen kleinen Teilen.verb
O, birçok küçük parçadan oluşuyor.
Ihre Argumente bestehen aus Fakten.verb
Onun argümanları gerçeklerden oluşuyor.
Diese Gruppe besteht aus zehn Personen.verb
Bu grup on kişiden oluşuyor.
Viele Menschen bestehen auf ihrer Meinung.verb
Birçok insan kendi fikrinde ısrar eder.
Unsere Prüfung besteht nur aus drei Teilen.verb
Sınavımız yalnızca üç bölümden oluşuyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad