bestrafen
cezalandırmak
Jemandem eine unangenehme Folge geben, weil er etwas Falsches oder Verbotenes getan hat.
Tanım ve anlam
bestrafen Almancada cezalandırmak, bir kişinin yaptığı yanlış veya kurallara aykırı davranış nedeniyle ona ceza vermek anlamına gelen bir fiildir.
- Der Richter bestrafte den Angeklagten.
Hâkim sanığı cezalandırdı. - Wer gegen die Regeln verstößt, wird bestraft.
Kuralları ihlal eden cezalandırılır.
Fiil hem resmî ve hukuki bağlamlarda hem de günlük dilde kullanılabilir. Maddi bir yaptırım uygulamak için de kullanılabilir:
- Das Unternehmen wurde wegen Steuerhinterziehung bestraft.
Şirket vergi kaçakçılığı nedeniyle cezalandırıldı.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Fiil: bestrafen
- Fiil türü: Geçişli fiil; genellikle Akkusativ nesne alır.
- Präsens: ich bestrafe, du bestrafst, er/sie bestraft
- Präteritum: bestrafte
- Partizip II: bestraft
- Perfekt: hat bestraft
- Yardımcı fiil: haben
- Ayrılabilirlik: Ayrılmayan fiildir.
Der Lehrer bestraft den Schüler.
“Lehrer bestraft” şeklinde kullanılır; be- ön eki cümlede ayrılmaz.
Kelime, be- ön eki ile Strafe “ceza” kelimesinden oluşur:
İsim hâli die Bestrafung “cezalandırma”, sıfat/zarf biçimi ise bestraft “cezalandırılmış” anlamına gelir.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- sanktionieren : yaptırım uygulamak. Daha resmî ve özellikle hukuk, politika veya kurum bağlamında kullanılır.
- ahnden : bir suçu veya ihlali cezalandırmak. Daha çok resmî, hukuki ve yazılı bir kullanıma sahiptir.
- bestrafen : genel ve en yaygın “cezalandırmak” ifadesidir.
- züchtigen : terbiye etmek veya cezalandırmak. Günümüzde oldukça eski, sert ve özellikle fiziksel ceza çağrışımlı bir kelimedir.
- maßregeln : birini disipline etmek veya kınamak. Çoğunlukla resmî ya da kurumsal bağlamlarda kullanılır.
Zıt anlamlılar
- belohnen : ödüllendirmek; yanlış davranışın aksine olumlu bir davranışın karşılığında ödül vermek.
- verzeihen : affetmek; ceza vermek yerine kusuru bağışlamak.
- begnadigen : bağışlamak veya verilen cezayı kaldırmak; özellikle hukuki ve resmî bağlamda kullanılır.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
-
jemanden für etwas bestrafen : birini bir şeyden dolayı cezalandırmak
Sie wurde für ihren Fehler bestraft.
Hatası nedeniyle cezalandırıldı. -
jemanden streng bestrafen : birini sert bir şekilde cezalandırmak
-
mit einer Geldstrafe bestrafen : para cezasıyla cezalandırmak
-
eine Übertretung bestrafen : bir kural ihlalini cezalandırmak
Make “bestrafen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Er bestraft sich selbst für den Fehler.verb
Hatası için kendini cezalandırıyor.
Der Richter wird den Täter bestrafen.verb
Hakim suçluyu cezalandıracak.
Der Lehrer bestraft den Schüler für sein Verhalten.verb
Öğretmen, öğrenciyi davranışı için cezalandırıyor.
Sie bestrafen das Fehlverhalten mit einer Geldbuße.verb
Onlar yanlış davranışı bir para cezasıyla cezalandırıyorlar.
Warum hat man ihn so hart bestraft?verb
Onu neden bu kadar ağır cezalandırdılar?
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad