brechen
kırmak · çiğnemek
Etwas in zwei oder mehr Teile teilen, oft mit Kraft, sodass es nicht mehr ganz ist.
Almanca "brechen" fiili "kırmak", "koparmak" veya "kırılmak" anlamına gelir. Fiziksel olarak bir şeyin bütünlüğünün bozulması durumunu ifade eder. Aynı zamanda mecazi anlamda "kuralları çiğnemek" veya "bir şeyi sonlandırmak" anlamında da kullanılır.
Benzer kelimeler:
- zerbrechen: tamamen parçalamak, paramparça etmek (daha şiddetli kırma)
- kaputtgehen: bozulmak, işlevini yitirmek (genellikle makineler için)
- splissen: ipi veya halatı uçlarında ayırmak (daha teknik kullanım)
Make “brechen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Er muss das Brett brechen.verb
Tahtayı kırması gerekiyor.
Du darfst diesen Ast nicht brechen.verb
Bu dalı kırmamalısın.
Er bricht die Schokolade in Stücke.verb
O, çikolatayı parçalara kırıyor.
Du darfst den Stock nicht brechen.verb
Çubuğu kırmamalısın.
Bitte brechen Sie den Stift nicht.verb
Lütfen kalemi kırmayın.
Du darfst keine Regeln brechen.verb
Kuralları çiğnememelisin.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad