bremsen
fren yapmak
Etwas langsamer machen oder anhalten, meist bei einem Fahrzeug.
Tanım ve anlam
bremsen Almancada bir fiildir ve temel olarak “fren yapmak, yavaşlamak veya yavaşlatmak” anlamına gelir.
-
Fren yapmak / yavaşlamak
- Bir araç hareket hâlindeyken hızını azaltmak veya durmaya yaklaşmak.
- Der Fahrer musste plötzlich bremsen.
“Sürücü aniden fren yapmak zorunda kaldı.”
-
Bir şeyi yavaşlatmak veya engellemek
- Hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılabilir.
- Die hohen Kosten bremsen das Wachstum.
“Yüksek maliyetler büyümeyi yavaşlatıyor.”
-
Bir kişinin ilerlemesini engellemek
- Özellikle rekabet, kariyer veya bir projenin ilerlemesi bağlamında kullanılır.
- Er versucht, seine Konkurrenten auszubremsen.
“Rakiplerini engellemeye çalışıyor.”
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Fiil türü: Düzenli fiil
- Mastar: bremsen
- Präsens, 3. tekil şahıs: er bremst
- Präteritum: bremste
- Partizip II: gebremst
- Perfekt: hat gebremst
Hem geçişsiz hem de geçişli kullanılabilir:
- bremsen: fren yapmak, yavaşlamak
- etwas bremsen: bir şeyi yavaşlatmak
- jemanden ausbremsen: birinin ilerlemesini engellemek
Kelime yapısı bakımından Bremse “fren” isminden türemiştir. Fiil gövdesi brems- ve mastar eki -en oluşur.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- abbremsen : Bir şeyi belirgin biçimde yavaşlatmak veya hızını düşürmek. bremsen ile çok yakındır; ancak abbremsen daha çok bir nesnenin ya da aracın hızını azaltma anlamında geçişli kullanılır.
- verlangsamen : Yavaşlatmak. Daha genel ve nötr bir kelimedir; yalnızca araçlar için değil, süreçler ve gelişmeler için de kullanılır.
- hemmen : İlerlemeyi engellemek veya gelişimi sınırlamak. Daha çok mecazî ve resmî bağlamlarda kullanılır.
- anhalten : Durdurmak veya durmak. bremsen yalnızca hızı azaltabilir; anhalten ise tamamen durmayı ifade eder.
Zıt anlamlılar
- beschleunigen : Hızlandırmak; bremsen kelimesinin en doğrudan zıddıdır.
- Gas geben : Gaza basmak, hızlanmak. Özellikle araç kullanımı bağlamında kullanılır.
- vorantreiben : Bir süreci veya projeyi ileriye taşımak, hızlandırmak. Mecazî bağlamda bremsen kelimesinin karşıtıdır.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- auf die Bremse treten : Fren pedalına basmak
- stark bremsen : Sert fren yapmak
- plötzlich bremsen : Aniden fren yapmak
- vorsichtig bremsen : Dikkatli fren yapmak
- etwas ausbremsen : Bir şeyi yavaşlatmak veya engellemek
- die Entwicklung bremsen : Gelişmeyi yavaşlatmak
- die Inflation bremsen : Enflasyonu yavaşlatmak veya kontrol altına almak
Make “bremsen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Du musst jetzt bremsen.verb
Şimdi fren yapmalısın.
Der Fahrer muss bremsen, um anzuhalten.verb
Sürücü durmak için fren yapmalıdır.
Er bremst abrupt an der Kreuzung.verb
Kavşakta ani fren yapıyor.
Das Auto bremst plötzlich.verb
Araba aniden fren yapıyor.
Fahrzeuge müssen hier bremsen.verb
Burada araçlar fren yapmalı.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad