verb

davorstehen

önünde durmak

Vor jemandem oder etwas stehen oder eine Aufgabe oder ein Ereignis bald erleben.

Tanım ve anlam

davorstehen bağlama göre şu anlamlara gelir:

  1. Bir şeyin önünde durmak:
    vor etwas stehen anlamındadır; da- zamiri daha önce sözü edilen bir şeye gönderme yapar.
    Örnek: Er steht davor. — “Onun önünde duruyor.”

  2. Bir şeyi yapmak üzere olmak / eşiğinde olmak:
    Genellikle davorstehen, etwas zu tun kalıbında kullanılır.
    Örnek: Sie steht davor, eine wichtige Entscheidung zu treffen. — “Önemli bir karar vermek üzere.”
    Bu kullanım, eylemin yakın olduğunu veya kişinin bu noktaya geldiğini anlatır; eylemin kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez.

Bir olayın yakında gerçekleşecek olmasını anlatan bevorstehen ile karıştırılmamalıdır: Eine Prüfung steht bevor. — “Bir sınav yaklaşıyor.”

Dilbilgisi ve köken

davorstehen, ayrılabilen bir fiildir: da- + vor + stehen. Sözcük parçaları kabaca “orada/önünde” ve “durmak” anlamlarını taşır.

  • Şimdiki zaman: steht davor
  • Geçmiş zaman: stand davor
  • Partizip II: davor gestanden
  • zu ile mastar: davorzustehen

davor- genellikle cümlenin önceki bölümünde belirtilmiş bir şeye gönderme yapar. “Bir şeyi yapmak üzere olmak” anlamında ardından çoğunlukla zu ile kurulan mastar gelir: davorstehen, etwas zu tun.

Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar

Eş anlamlılar kullanıma göre değişir:

  • vor etwas stehen — “Bir şeyin önünde durmak”; fiziksel konum anlamında davorstehen ile yakındır. Davorstehen içindeki da-, daha önce belirtilen şeye gönderme yapar.
  • im Begriff sein, etwas zu tun — “Bir şeyi yapmak üzere olmak”; eylemin hemen gerçekleşmek üzere olduğunu vurgular.
  • kurz davor sein, etwas zu tun — “Bir şeyi yapmaya çok yakın olmak”; davorstehen ile benzer, ancak yakınlık derecesini daha açık biçimde öne çıkarır.

Tek ve her bağlamda geçerli bir karşıt anlamı yoktur. Fiziksel konum anlamında hinter etwas stehen (“bir şeyin arkasında durmak”) karşıt konumu ifade edebilir. “Bir şeyi yapmak üzere olmak” anlamında ise karşıtlık, duruma göre bereits etwas getan haben [?](vocabuo://word/bereits%20etwas%20getan%20haben] (“bir şeyi çoktan yapmış olmak”) gibi bir ifadeyle kurulabilir.

Yaygın kalıplar ve birlikte kullanımlar

  • vor einer Herausforderung stehen — bir zorlukla karşı karşıya olmak
  • vor einer Entscheidung stehen — bir karar vermek durumunda olmak
  • davorstehen, etwas zu tun — bir şeyi yapmak üzere olmak; bir şeyi yapmanın eşiğinde bulunmak

Make “davorstehen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Öffne die Tür nicht, wenn jemand davorsteht.verb

Biri kapının önünde duruyorsa kapıyı açma.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).