deutlich
açıkça · net · açık
Etwas ist gut zu erkennen oder zu verstehen, ohne Verwirrung oder Zweifel.
Anlam ve kullanım
deutlich Almancada hem sıfat hem de zarf olarak kullanılır. Temel anlamları şunlardır:
-
Açık, net, anlaşılır
- Bir şeyin kolayca anlaşılabildiğini veya ayırt edilebildiğini belirtir.
- Örnek: deutliche Aussprache = net telaffuz, açık söyleyiş
-
Belirgin, bariz, göze çarpan
- Bir farkın, işaretin veya değişikliğin kolayca fark edildiğini anlatır.
- Örnek: deutliche Spuren = belirgin izler
-
Önemli ölçüde, hayli, oldukça
- Özellikle artış, azalış veya farklarla birlikte kullanıldığında “belirgin biçimde” anlamı verir.
- Örnek: deutlich höher = belirgin biçimde daha yüksek
- Örnek: Die Preise sind deutlich gestiegen. = Fiyatlar önemli ölçüde arttı.
-
Net bir şekilde, açıkça
- Zarf olarak bir eylemin nasıl yapıldığını belirtir.
- Örnek: Er spricht deutlich. = O, net/açık bir şekilde konuşuyor.
Dil bilgisi ve kelime kökeni
deutlich, bir sıfattır ve aynı zamanda zarf olarak da kullanılabilir.
- Sıfat: eine deutliche Antwort = net bir cevap
- Zarf: Sie spricht deutlich. = O, net konuşuyor.
- Karşılaştırma:
- deutlicher = daha açık, daha belirgin
- am deutlichsten = en açık, en belirgin
Kelime, deuten fiilinden ve “-li/-e ait” anlamı katan -lich ekinden türemiştir. deuten, “işaret etmek, anlamına gelmek, yorumlamak” anlamlarına gelir. Bu nedenle deutlich kelimesinin temelinde “anlamı veya işareti açıkça ortaya çıkan” düşüncesi bulunur.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- klar : “net, açık” anlamındadır. deutlich ile çok yakındır; ancak klar daha genel olarak anlaşılabilirlik ve açıklık vurgusu taşır.
- eindeutig : “kesin, tek anlamlı, yoruma yer bırakmayan” demektir. deutlich bir şeyin belirgin olduğunu söylerken, eindeutig aynı zamanda başka yorumların mümkün olmadığını vurgular.
- offensichtlich : “açıkça görünen, bariz” anlamındadır. Genellikle bir sonucun veya gerçeğin kolayca fark edilmesi için kullanılır.
- verständlich : “anlaşılır” demektir. deutlich daha çok ifade ediliş biçiminin netliğine, verständlich ise dinleyenin veya okuyanın bunu kavrayabilmesine odaklanır.
- markant : “belirgin, çarpıcı” anlamındadır ve özellikle dikkat çeken özellikler için kullanılır.
- beträchtlich : “önemli ölçüde, kayda değer” anlamındadır. Bu sözcük, deutlich kelimesinin miktar veya değişim bildiren kullanımına yakındır.
Zıt anlamlılar
- undeutlich : “belirsiz, net olmayan” anlamındadır; deutlich kelimesinin doğrudan karşıtıdır.
- unklar : “anlaşılmaz, açık olmayan” demektir.
- verschwommen : “bulanık, flu, seçilemeyen” anlamındadır; özellikle görüntü veya algı için kullanılır.
- vage : “muğlak, belirsiz” anlamındadır ve özellikle düşünce, ifade veya bilgi için kullanılır.
- kaum : “neredeyse hiç, çok az” anlamındadır. Miktar veya değişim bildiren deutlich kullanımının karşıtı olabilir.
- unbedeutend : “önemsiz, kayda değmez” anlamındadır; deutlich kelimesinin “önemli ölçüde” anlamına karşıt olarak kullanılabilir.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- deutlich sprechen : net ve anlaşılır konuşmak
- deutlich sehen : net görmek
- deutlich hören : net duymak
- deutliche Worte : açık ve doğrudan sözler
- eine deutliche Antwort : net ve açık bir cevap
- ein deutlicher Unterschied : belirgin bir fark
- deutlich höher ?: belirgin biçimde daha yüksek
- deutlich geringer : belirgin biçimde daha düşük
- deutlich zunehmen : önemli ölçüde artmak
- deutlich abnehmen : önemli ölçüde azalmak
Make “deutlich” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Es ist deutlich zu sehen.adverb
Bu açıkça görülüyor.
Sie spricht deutlich und verständlich.adverb
O, net ve anlaşılır bir şekilde konuşuyor.
Sie spricht sehr deutlich.adverb
O çok net konuşuyor.
Ihre Aussprache ist sehr deutlich.adjective
Onun telaffuzu çok nettir.
Deine Aussprache ist sehr deutlich.adjective
Telaffuzun çok açık.
Seine Anweisungen waren sehr deutlich.adjective
Onun talimatları çok açıktı.
Das kann man ziemlich deutlich verstehen.adverb
Bunu oldukça net anlayabilirsiniz.
Julia spricht jetzt viel deutlicher als vorher.adverb
Julia şimdi öncekinden çok daha net konuşuyor.
Der Lehrer erklärt den Stoff deutlich.adverb
Öğretmen konuyu açıkça anlatıyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad