verb

eindämmen

sınırlamak · kontrol altına almak

Etwas kleiner oder weniger stark machen, damit es keinen größeren Schaden anrichtet.

Tanım ve anlam

eindämmen, bir şeyin yayılmasını, büyümesini ya da etkisini sınırlandırmak ve kontrol altına almak anlamına gelen bir fiildir.

  1. Somut anlamı: Su gibi bir şeyin yayılmasını set ya da bent yaparak önlemek.
    Das Wasser eindämmen — Suyu setle kontrol altına almak.

  2. Mecaz anlamı: Bir sorunun, tehlikenin veya istenmeyen gelişmenin büyümesini ya da yayılmasını engellemek.
    Die Ausbreitung einer Krankheit eindämmen — Bir hastalığın yayılmasını sınırlamak.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

eindämmen, ayrılabilen önekli ve düzenli bir fiildir. Cümlede çekimlenirken ein- ayrılır:

  • Ich dämme die Ausbreitung ein. — Yayılmayı sınırlandırıyorum.
  • Die Ausbreitung wurde eingedämmt. — Yayılma sınırlandırıldı.

Geçmiş zaman biçimi dämmte ein, Perfekt biçimi hat eingedämmt şeklindedir. Fiil, der Damm (set, bent) sözcüğüyle bağlantılıdır; temel imgesi, bir set kurarak bir şeyin akışını veya yayılmasını durdurmaktır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Yakın anlamlılar:

  • begrenzen — “Sınırlandırmak” anlamındadır; genel olarak bir sınır koymayı ifade eder, yayılmayı kontrol etme vurgusu eindämmen sözcüğündeki kadar belirgin değildir.
  • hemmen — “Yavaşlatmak, engellemek” demektir; bir süreci durdurmaktan ziyade gelişimini veya ilerleyişini frenlemeyi anlatabilir.
  • zurückdrängen — “Geri püskürtmek, geriletmek” anlamına gelir; eindämmen gibi yayılmayı önleyebilir, ancak daha güçlü biçimde geri itme veya gerilemeye zorlama çağrışımı taşır.
  • unter Kontrolle bringen [?](vocabuo://word/unter Kontrolle bringen) — “Kontrol altına almak” demektir; eindämmen ile mecazî kullanımlarda örtüşür.

Bağlama göre zıt anlamlılar:

  • ausbreiten — “Yayılmak, yaymak”; özellikle bir şeyin yayılmasını önlemek anlamındaki eindämmen ile karşıtlık oluşturur.
  • verstärken — “Güçlendirmek, artırmak”; bir sorunun veya etkinin sınırlandırılmasının tersine, onu daha güçlü hâle getirmeyi anlatır.
  • anheizen — “Körüklemek, alevlendirmek”; özellikle bir çatışmayı veya tartışmayı yatıştırmak yerine daha da kızıştırma anlamında karşıt olabilir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • die Ausbreitung eindämmen — yayılmayı sınırlandırmak
  • eine Epidemie eindämmen — salgını kontrol altına almak
  • die Kosten eindämmen — maliyetleri dizginlemek
  • die Gewalt eindämmen — şiddeti kontrol altına almak
  • den Schaden eindämmen — zararı sınırlamak

Make “eindämmen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Wir müssen die Ausbreitung des Virus eindämmen.verb

Biz virüsün yayılmasını sınırlamalıyız.

Um die Pandemie einzudämmen, sind strikte Maßnahmen erforderlich.verb

Pandemiyi kontrol altına almak için sıkı önlemler gereklidir.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).