noun

die Einstellung, -en

tutum · ayar

Es ist die Art, wie jemand über etwas denkt oder fühlt, und wie er sich danach richtet.

Tanım ve anlam

Einstellung, bağlama göre birden fazla anlama gelen dişil bir Almanca isimdir. Çoğulu Einstellungen şeklindedir.

  1. Tutum, bakış açısı, zihniyet
    Bir kişinin bir konuya, kişiye veya duruma karşı düşünsel ya da duygusal yaklaşımını ifade eder.

    • Seine Einstellung zur Arbeit ist sehr positiv.
      “Onun işe karşı tutumu çok olumlu.”
  2. İşe alma, istihdam
    Bir kişinin bir işe alınması veya bir pozisyona yerleştirilmesi anlamına gelir.

    • Die Einstellung neuer Mitarbeiter ist geplant.
      “Yeni çalışanların işe alınması planlanıyor.”
  3. Ayar, düzenleme
    Bir cihazın, programın veya sistemin belirli bir çalışma biçimine getirilmesini ifade eder.

    • Die Einstellungen des Computers wurden geändert.
      “Bilgisayarın ayarları değiştirildi.”
  4. Durdurma, sona erdirme
    Özellikle bir hizmetin, üretimin, davanın veya faaliyetin durdurulması anlamında kullanılır.

    • Die Einstellung des Verfahrens wurde beschlossen.
      “Davanın/işlemin sona erdirilmesine karar verildi.”

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Artikel: die
  • Çoğul: die Einstellungen
  • Kelime türü: İsim
  • Fiil kökeni: einstellen

Kelime, ein- ön eki ile Stellung kelimesinin birleşiminden oluşur. Stellung, “konum, duruş, pozisyon” anlamlarına gelir. Bu nedenle kelimenin temelinde “bir şeyi belirli bir konuma getirme” fikri bulunur.

Bağlama göre şu anlamlar öne çıkar:

  • persönliche Einstellung : kişisel tutum
  • technische Einstellung : teknik ayar
  • Einstellung eines Mitarbeiters : bir çalışanın işe alınması

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

“Tutum, bakış açısı” anlamında

  • die Haltung : tutum veya duruş. Einstellung ile çok yakındır; Haltung daha çok kişinin belirli bir konuya karşı genel ve yerleşmiş duruşunu vurgular.
  • die Gesinnung : zihniyet, dünya görüşü veya ideolojik eğilim. Einstellung kelimesine göre daha derin ve değerler temelli bir anlam taşır.
  • die Denkweise : düşünme biçimi. Tutumdan çok kişinin nasıl düşündüğünü anlatır.
  • die Meinung : fikir, görüş. Meinung belirli bir konu hakkındaki düşünceyi, Einstellung ise daha genel bir yaklaşımı ifade eder.

Bağlama göre zıt anlamlı olarak şunlar kullanılabilir:

  • die Ablehnung : reddetme, karşı çıkma
  • die Gleichgültigkeit : kayıtsızlık, ilgisizlik

Bunlar Einstellung kelimesinin her durumda doğrudan zıttı değildir; zıtlık, kişinin belirli bir konuya karşı tutumuna bağlıdır.

“İşe alma” anlamında

  • die Anstellung : işe alma, istihdam. Einstellung ile çoğu durumda eş anlamlıdır.
  • die Beschäftigung : çalışma, istihdam. Bir kişinin çalışıyor olma durumunu vurgular; işe alma eylemini her zaman ifade etmez.
  • die Rekrutierung : personel seçme ve işe alma. Daha çok resmî veya kurumsal bağlamlarda kullanılır.

Zıt anlamlılar:

  • die Entlassung : işten çıkarma
  • die Kündigung : iş sözleşmesinin feshi

“Ayar” anlamında

  • die Konfiguration : yapılandırma, sistem ayarı. Daha teknik bir terimdir.
  • die Justierung : hassas ayarlama, kalibrasyon. Özellikle teknik cihazlar için kullanılır.
  • die Regulierung : düzenleme, ayarlama. Bir sürecin veya değerin kontrol edilmesini vurgular.

Bu anlamda doğrudan ve genel bir zıt anlamlı yoktur. Bağlama göre die Fehlstellung “yanlış konumlandırma” veya die Verstellung “yanlış ayar/değiştirilmiş ayar” anlamında kullanılabilir.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • eine positive Einstellung haben : olumlu bir tutuma sahip olmak
  • eine negative Einstellung zu etwas haben : bir şeye karşı olumsuz bir tutuma sahip olmak
  • die richtige Einstellung : doğru ayar / doğru tutum
  • die Einstellung zur Arbeit : işe karşı tutum
  • Einstellungen ändern : ayarları veya tutumları değiştirmek
  • Mitarbeiter einstellen : çalışan işe almak
  • ein Verfahren einstellen : bir davayı veya hukuki işlemi sona erdirmek
  • die Werkseinstellungen : fabrika ayarları
  • persönliche Einstellungen : kişisel ayarlar veya kişisel tutumlar

Make “Einstellung” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Sie hat eine positive Einstellung zum Leben.noun

Hayata karşı olumlu bir tutumu var.

Die Einstellung des Geräts ist kompliziert.noun

Cihazın ayarı karmaşıktır.

Eine positive Einstellung kann Wunder bewirken.noun

Pozitif bir tutum mucizeler yaratabilir.

Seine Einstellung könnte optimistischer sein.noun

Onun tutumu daha iyimser olabilir.

Eine Einstellung kann oft den Unterschied ausmachen.noun

Bir tutum genellikle fark yaratabilir.

Viele Menschen schätzen eine gute Einstellung zur Arbeit.noun

Birçok insan işe karşı iyi bir tutumu takdir eder.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).