empfinden
hissetmek · hissedebilmek
Etwas innerlich wahrnehmen oder spüren, zum Beispiel Freude, Schmerz oder Kälte.
Anlam ve tanım
empfinden, bir şeyi duyularla veya duygusal olarak hissetmek, algılamak, yaşamak anlamına gelen bir fiildir.
Başlıca kullanımları:
-
Bir duygu veya fiziksel durumu hissetmek
- Ich empfinde große Freude.
“Büyük bir sevinç hissediyorum.” - Sie empfindet Schmerzen.
“Ağrı hissediyor.”
- Ich empfinde große Freude.
-
Bir durumu belirli bir şekilde değerlendirmek veya algılamak Genellikle etwas als etwas empfinden yapısıyla kullanılır:
- Viele Menschen empfinden diese Regel als ungerecht.
“Birçok insan bu kuralı adaletsiz olarak değerlendiriyor.” - Er empfand ihre Worte als beleidigend.
“Sözlerini incitici buldu.”
- Viele Menschen empfinden diese Regel als ungerecht.
-
Bir kişiye karşı duygu beslemek
- Sie empfindet viel für ihn.
“Ona karşı çok şey hissediyor.” - Ich empfinde Sympathie für meine Kollegen.
“İş arkadaşlarıma karşı sempati duyuyorum.”
- Sie empfindet viel für ihn.
Bu fiil çoğunlukla içsel, öznel ve duygusal algıları anlatır. Basit ve genel “hissetmek” anlamında de kullanılır; empfinden ise çoğu zaman daha bilinçli, yoğun veya edebî bir tını taşır.
Dil bilgisi ve kelime kökeni
empfinden düzensiz bir fiildir:
- Mastar:
- Şimdiki zaman, 3. tekil kişi:
- Präteritum:
- Partizip II:
- Yardımcı fiil:
- Örnek: Sie hat große Freude empfunden.
“Büyük bir sevinç hissetti.”
Fiil ayrılmayan bir fiildir. Bu nedenle ön ek cümlede fiilden ayrılmaz:
- Er empfindet Angst.
“Korku hissediyor.” - Er hat Angst empfunden.
“Korku hissetti.”
Kelime tarihsel olarak fiiliyle bağlantılıdır; ancak günümüz Almancasında empfinden kelimesindeki emp- kısmı üretken bir ön ek olarak algılanmaz. Bu nedenle kelimeyi doğrudan “bulmak” anlamındaki ile anlam bakımından ilişkilendirmek doğru değildir.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- : “hissetmek.” Daha genel ve günlük bir kelimedir. empfinden daha bilinçli, yoğun veya resmî bir duygu algısını ifade edebilir.
- : “hissetmek, fark etmek.” Özellikle fiziksel bir belirti, ihtiyaç veya ani duygu için kullanılır: “açlık hissetmek.”
- : “algılamak, fark etmek.” Duygusal hissetmeden çok duyularla veya zihinsel olarak fark etmeyi vurgular.
- : “olarak görmek, kabul etmek.” Genellikle “bir şeyi önemli görmek” yapısında kullanılır ve empfinden gibi kişisel bir his yerine daha çok değerlendirme bildirir.
Zıt anlamlılar
empfinden için her bağlamda geçerli tek ve doğrudan bir zıt anlamlı yoktur.
- : “algılamamak, fark etmemek.” Bir şeyi duyusal veya zihinsel olarak fark etmeme anlamında zıt olabilir.
- : “görmezden gelmek.” Bir duyguyu veya durumu bilerek dikkate almama anlamında karşıtlık oluşturabilir.
- : “duyarsız olmak.” Özellikle fiziksel veya duygusal etkilere karşı hassas olmamayı anlatır.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
Make “empfinden” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Sie empfindet Sympathie für ihn.verb
O, ona karşı sempati hissediyor.
Er empfindet die Kälte besonders stark.verb
Soğuğu özellikle güçlü bir şekilde hissediyor.
Er empfindet Schmerz.verb
O acı hissediyor.
Manche Menschen empfinden Kälte stärker als Wärme.verb
Bazı insanlar soğuğu sıcaklıkdan daha şiddetli hisseder.
Viele empfinden Glück in der Natur.verb
Birçok kişi doğada mutluluk hisseder.
Manche empfinden Stress bei der Arbeit.verb
Bazıları işte stres hisseder.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad