verb

erhöhen

arttırmak · yükseltmek · artırmak

Etwas größer oder mehr machen als vorher.

Tanım ve anlam

erhöhen Almancada temel olarak “artırmak”, “yükseltmek” veya “daha yüksek hâle getirmek” anlamına gelen bir fiildir.

  1. Bir miktarı, değeri veya seviyeyi artırmak

    • Bir fiyatı, maaşı, vergiyi, sıcaklığı ya da üretimi artırmak.
    • Die Firma erhöht die Preise. — Şirket fiyatları artırıyor.
    • Die Regierung hat die Steuern erhöht. — Hükûmet vergileri artırdı.
  2. Fiziksel olarak yükseltmek

    • Bir nesneyi daha yüksek bir konuma getirmek.
    • Er erhöhte den Tisch. — Masayı yükseltti.
  3. Statüyü, itibarı veya değeri yükseltmek

    • Bir kişinin saygınlığını ya da bir şeyin değerini artırmak.
    • Das erhöht seine Chancen. — Bu, onun şansını artırır.
  4. Dönüşlü kullanımla artmak veya yükselmek

    • sich erhöhen : Bir miktarın kendiliğinden artması.
    • Die Nachfrage erhöht sich. — Talep artıyor.
    • Die Temperatur hat sich erhöht. — Sıcaklık arttı.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

erhöhen düzenli bir fiildir ve genellikle geçişli kullanılır; yani çoğu zaman bir nesne alır:

  • jemanden/etwas erhöhen — birini/bir şeyi yükseltmek veya artırmak

Çekim örnekleri:

  • Mastar: erhöhen
  • Şimdiki zaman, 3. tekil kişi: er erhöht
  • Präteritum: er erhöhte
  • Perfekt: er hat erhöht

Kelime, er- ön eki ile hoch “yüksek” sözcüğüyle ilişkilidir. Anlam bakımından “daha yüksek hâle getirmek” fikrini taşır. Dönüşlü biçimi olan sich erhöhen ise “artmak” anlamındadır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • steigern : Bir performansı, verimi, miktarı veya etkiyi artırmak anlamında kullanılır. erhöhen ile yakın anlamlıdır; ancak steigern çoğu zaman bir gelişme ya da performans artışı vurgusu taşır.
  • vergrößern : Boyutu, kapsamı veya miktarı büyütmek anlamına gelir. Fiziksel büyüklüklerde erhöhen yerine kullanılabilir; fakat her zaman “yükseklik” anlamı taşımaz.
  • anheben : Bir şeyi fiziksel olarak kaldırmak veya bir fiyatı, ücreti ve benzeri bir miktarı artırmak anlamına gelir. erhöhen sözcüğüne göre fiziksel kaldırma anlamı daha belirgindir.
  • aufstocken : Bir miktarı, bütçeyi, personeli veya stoğu ekleme yoluyla artırmak anlamındadır.

Zıt anlamlılar

  • senken : Bir şeyi aşağı indirmek veya bir değeri azaltmak anlamına gelir. Özellikle fiyat, faiz, sıcaklık ve ses seviyesi için erhöhen sözcüğünün doğrudan karşıtıdır.
  • vermindern : Miktarı veya yoğunluğu azaltmak anlamına gelir; daha resmî bir kullanıma sahiptir.
  • reduzieren : Bir şeyi azaltmak veya düşürmek anlamına gelir. Günlük ve resmî dilde yaygındır.
  • erniedrigen : Fiziksel olarak alçaltmak ya da mecaz olarak birinin statüsünü ve onurunu düşürmek anlamına gelir. Bu nedenle özellikle erhöhen sözcüğünün statü ve itibarla ilgili anlamının karşıtıdır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • die Preise erhöhen — fiyatları artırmak
  • die Miete erhöhen — kirayı artırmak
  • das Gehalt erhöhen — maaşı artırmak
  • die Steuern erhöhen — vergileri artırmak
  • die Produktion erhöhen — üretimi artırmak
  • die Sicherheit erhöhen — güvenliği artırmak
  • die Chancen erhöhen — şansları artırmak
  • sich erheblich erhöhen — önemli ölçüde artmak
  • sich um zehn Prozent erhöhen — yüzde on oranında artmak

Make “erhöhen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Ich erhöhe die Lautstärke des Fernsehers.verb

Televizyonun sesini arttırıyorum.

Wir erhöhen das Budget dieses Jahr.verb

Bu yıl bütçeyi yükseltiyoruz.

Wir erhöhen die Preise.verb

Fiyatları arttırıyoruz.

Er erhöht das Gehalt seiner Mitarbeiter.verb

O, çalışanlarının maaşını arttırıyor.

Er erhöht die Preise jedes Jahr.verb

Her yıl fiyatları artırıyor.

Er erhöht das Gehalt um zehn Prozent.verb

Maaşı yüzde on artırıyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).