verb

erstrecken

uzanmak

Sich von einem Punkt zu einem anderen ausbreiten oder über eine bestimmte Fläche gehen.

Anlam ve kullanım

çoğunlukla dönüşlü biçimde, sich erstrecken olarak kullanılır ve şu anlamlara gelir:

  1. Uzanmak, yayılmak, geniş bir alana yayılmak
    Bir yerin, bölgenin veya nesnenin belirli bir mesafe ya da alan boyunca devam etmesi.

    • Der Wald erstreckt sich bis zum Fluss.
      Orman nehre kadar uzanıyor.
    • Die Wüste erstreckt sich über mehrere Länder.
      Çöl birkaç ülkeye yayılıyor.
  2. Bir zaman aralığı boyunca sürmek
    Bir olayın veya dönemin belirli bir süreyi kapsaması.

    • Die Bauarbeiten erstrecken sich über mehrere Jahre.
      İnşaat çalışmaları birkaç yıla yayılıyor.
  3. Kapsamını genişletmek / uygulama alanını yaymak
    Özellikle soyut konularda, bir şeyin etkisinin veya geçerliliğinin başka alanlara da uzanması.

    • Das Gesetz erstreckt sich auch auf ausländische Unternehmen.
      Yasa yabancı şirketler için de geçerlidir.

Dönüşlü olmayan erstrecken kullanımı daha seyrektir ve bir şeyi uzatmak ya da yaymak anlamında görülebilir. Günlük ve modern Almancada en yaygın biçim sich erstrecken yapısıdır.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

düzensiz değil, düzenli bir fiildir:

En yaygın kalıplar:

  • sich über etwas erstrecken — bir şey boyunca yayılmak
  • sich von A bis B erstrecken — A’dan B’ye kadar uzanmak
  • sich auf etwas erstrecken — bir şey için de geçerli olmak / bir şeyi kapsamak

Kelime, ön eki ile fiilinden oluşur. Strecken “uzatmak, germek” anlamına gelir. Er- ön eki burada bir sonuca ulaşma veya bir alanı kapsama anlamı katar.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • — yayılmak, genişlemek. Fiziksel alanın büyümesi vurgulanır; sich erstrecken ise daha çok bir alan veya mesafe boyunca uzanmayı belirtir.
  • — yayılmak. Bir şeyin çevreye doğru yayılması anlamı daha güçlüdür; örneğin koku, yangın veya hastalık için sık kullanılır.
  • — kadar uzanmak, erişmek. Genellikle bir sınır veya son noktayı belirtir: .
  • — uzun süre devam etmek veya bir mesafe boyunca uzanmak. Özellikle zaman açısından, bazen “gereğinden fazla uzamak” anlamını da taşır.
  • — kapsamak. Fiziksel olarak uzanmaktan çok, içerik veya kapsam bakımından içine almayı ifade eder.

Zıt anlamlılar

  • — sona ermek; bir alanın veya sürenin devam etmemesi.
  • — sınırlandırmak; bir şeyin kapsamını veya uzanma alanını daraltmak.
  • — kısaltmak; bir mesafeyi veya süreyi azaltmak.

Yaygın ifadeler ve kalıplar

  • — geniş bir alana yayılmak
  • — kuzeyden güneye uzanmak
  • — birkaç kilometre boyunca uzanmak
  • — uzun bir zaman dilimine yayılmak
  • — bir kişi veya şey için de geçerli olmak / onu kapsamak

Make “erstrecken” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Der Park erstreckt sich über mehrere Kilometer.verb

Park birkaç kilometre boyunca uzanıyor.

Die Felder erstrecken sich bis zum Horizont.verb

Tarlalar ufka kadar uzanıyor.

Das Gebiet erstreckt sich weit in alle Richtungen.verb

Bölge her yöne geniş bir şekilde uzanıyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).