fügen
birleştirmek
Es bedeutet, mehrere Teile so zusammenzubringen, dass sie eine Einheit bilden oder gut aneinander passen.
Anlam ve kullanım
fügen, temel olarak parçaları birleştirmek, birbirine uydurmak veya bir şeyi başka bir şeye eklemek anlamına gelen bir fiildir.
-
Birleştirmek, birbirine geçirmek veya uydurmak
Özellikle parçaların bir araya getirilmesi için kullanılır. -
Eklemek, katmak
Bir şeyi başka bir şeye eklemek anlamında kullanılabilir. Günümüz Almancasında bu anlam için daha çok hinzufügen veya zufügen kullanılır.- Er fügte dem Bericht einige Bemerkungen hinzu. — Rapora birkaç açıklama ekledi.
-
sich fügen: boyun eğmek, kabullenmek, duruma razı olmak
Kişinin bir durumu isteği dışında da olsa kabul etmesini anlatır.- Sie fügte sich ihrem Schicksal. — Kaderine boyun eğdi.
- Er fügte sich in die Entscheidung. — Kararı kabullendi.
-
sich zusammenfügen / es fügt sich: bir araya gelmek, yerine oturmak
Parçaların veya olayların uyumlu biçimde birleşmesini ifade eder.- Die einzelnen Teile fügen sich zu einem Ganzen. — Tek tek parçalar bir bütün oluşturacak şekilde birleşiyor.
- Am Ende fügte sich alles. — Sonunda her şey yoluna girdi.
Dil bilgisi ve kelime kökeni
- Fiil türü: Düzenli fiil
- Mastar: fügen
- Präteritum: fügte
- Partizip II: gefügt
- Yardımcı fiil: haben
- Dönüşlü kullanım: sich fügen
Fiil, Orta Yüksek Almancadaki vüegen ve Eski Yüksek Almancadaki fuogen biçimlerinden gelir. Fuge “birleşme yeri, derz, ek yeri” kelimesiyle akrabadır.
Yaygın türevleri:
- hinzufügen — eklemek
- einfügen — araya eklemek, yerleştirmek
- zufügen — eklemek; sebep olmak
- zusammenfügen — bir araya getirmek
- sich fügen — boyun eğmek, kabullenmek
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
Anlama göre farklı eş anlamlılar kullanılır:
- verbinden — bağlamak, birleştirmek; fiziksel veya soyut bağlantı vurgusu daha güçlüdür.
- zusammenfügen — parçaları bir bütün hâline getirmek; fügen kelimesine göre daha açık ve günlük bir kullanımdır.
- hinzufügen — eklemek; bir bilgiye, listeye veya metne bir şey katmak için kullanılır.
- ergänzen — eksik olanı tamamlamak; yalnızca ekleme değil, tamamlanma anlamı da taşır.
- sich unterordnen — boyun eğmek, kendini alt konuma koymak; sich fügen kelimesine göre hiyerarşik boyun eğme anlamı daha belirgindir.
- sich abfinden — bir durumu kabullenmek; genellikle istenmeyen veya değiştirilemeyen bir duruma razı olmayı anlatır.
Zıt anlamlılar
- trennen — ayırmak; parçaları birleştirmek anlamındaki fügen kelimesinin karşıtıdır.
- lösen — bağlantıyı çözmek, ayırmak; birleştirilmiş veya bağlı parçaların ayrılmasını ifade eder.
- zerlegen — parçalara ayırmak; bir bütünü parçalamak anlamı taşır.
- sich widersetzen — direnmek, karşı koymak; sich fügen kelimesinin “boyun eğmek” anlamının karşıtıdır.
- ablehnen — reddetmek; bir kararı veya durumu kabullenmemeyi ifade eder.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- sich dem Schicksal fügen — kadere boyun eğmek
- sich einer Entscheidung fügen — bir kararı kabullenmek
- sich in eine Situation fügen — bir duruma alışmak ve razı olmak
- etwas zu etwas fügen — bir şeyi başka bir şeye eklemek
- sich zu einem Ganzen zusammenfügen — bir bütün oluşturacak şekilde birleşmek
- Es fügt sich. — Her şey yoluna giriyor; olaylar uygun biçimde gelişiyor.
Make “fügen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Sie fügen es sorgfältig zusammen.verb
Onlar onu dikkatlice birleştiriyorlar.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad