noun

der Fall, ¨-e

olay · durum · düşüş

Es ist eine Situation, in der etwas passiert oder jemand betroffen ist. Es kann auch bedeuten, dass etwas nach unten geht.

Tanım ve anlam

Fall Almancada bağlama göre birden fazla anlama gelir:

  1. Olay, vaka, durum

    • Belirli bir olay veya incelenen durum anlamına gelir.
    • Das ist ein schwieriger Fall. — Bu zor bir vaka/durum.
    • Hukukta “dava” veya “vaka” anlamında da kullanılabilir:
      • Der Fall wurde vor Gericht gebracht. — Dava mahkemeye taşındı.
  2. Düşme, düşüş

    • Bir kişinin veya nesnenin aşağı doğru düşmesini ifade eder.
    • Der Fall aus großer Höhe war tödlich. — Büyük bir yükseklikten düşüş ölümcüldü.
    • Mecaz olarak değer, fiyat veya seviyedeki düşüş anlamında da kullanılır:
      • Der Fall der Preise war unerwartet. — Fiyatlardaki düşüş beklenmedikti.
  3. Dilbilgisinde hâl

    • Almancadaki isim hâllerini belirtir. Bu anlamda “hâl” veya “durum” karşılığıdır.
    • Der Nominativ ist der erste Fall. — Nominativ birinci hâlidir.
    • Almancada dört temel hâl vardır: Nominativ , Akkusativ , Dativ ve Genitiv .
  4. Koşul, ihtimal

    • Özellikle im Fall(e), dass … yapısında “şu durumda, eğer … olursa” anlamı verir.
    • Im Fall, dass es regnet, bleiben wir zu Hause. — Yağmur yağması durumunda evde kalırız.

İngilizcedeki “fall” kelimesinin “sonbahar” anlamı Almancaya doğrudan aktarılmaz. Almancada sonbahar için der Herbst kullanılır.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Artikel: der
  • Çoğul: die Fälle
  • Cinsiyet: eril
  • Çoğulda ses değişimi: a → ä
  • İlgili fiil: fallen — düşmek

Kelime, fallen fiiliyle aynı kökten gelir. Başlangıçta temel anlamı “düşme” iken zamanla “olay”, “vaka”, “durum” ve dilbilgisindeki “hâl” anlamlarını da kazanmıştır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

Anlama göre farklı eş anlamlılar kullanılabilir:

  • die Angelegenheit — mesele, konu
    Fall kelimesine göre daha genel ve çoğunlukla daha tarafsızdır.

  • der Sachverhalt — olayın gerçek durumu, vakıa
    Özellikle hukukî ve resmî bağlamlarda kullanılır; Fall kelimesinden daha resmîdir.

  • das Ereignis — olay
    Genellikle gerçekleşmiş tekil bir olayı ifade eder; Fall ise ayrıca “vaka” veya “incelenen durum” anlamına gelebilir.

  • die Situation — durum
    İçinde bulunulan koşulları vurgular; Fall daha çok belirli bir vaka veya ihtimali ifade eder.

  • der Sturz — düşme, yuvarlanma
    Fiziksel düşüş anlamında Fall kelimesinden daha somut ve daha güçlü bir ifadedir.

  • der Rückgang — gerileme, düşüş
    Fiyat, sayı veya ekonomik göstergelerdeki düşüş için kullanılır.

  • der Kasus — dilbilgisel hâl
    Dilbilgisi bağlamında Fall ile eş anlamlıdır; Kasus daha teknik bir terimdir.

Zıt anlamlılar

Fall kelimesinin bütün anlamları için tek bir doğrudan zıt anlamlı yoktur. Bağlama göre şu kelimeler kullanılabilir:

  • der Aufstieg — yükseliş, çıkış
    Fiziksel veya mecazî düşüşün, yani Fall kelimesinin karşıtıdır.

  • der Anstieg — artış, yükselme
    Fiyatların veya sayıların düşüşünün karşıtıdır.

  • das Steigen — yükselme
    Fallen fiilinin karşıt hareketini belirtir.

“Vaka” veya dilbilgisel “hâl” anlamlarında Fall için doğrudan ve doğal bir zıt anlamlı bulunmaz.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • der Fall sein — söz konusu olmak, durum böyle olmak
    Das ist nicht der Fall. — Durum böyle değil.

  • im Fall(e), dass … — … durumunda, eğer … olursa
    Im Falle, dass er kommt, sag mir Bescheid. — Eğer gelirse bana haber ver.

  • für den Fall, dass … — … ihtimaline karşı
    Für den Fall, dass du mich brauchst, bin ich zu Hause. — Beni ihtiyaç duyarsan diye evdeyim.

  • in diesem Fall — bu durumda

  • auf jeden Fall — her durumda, kesinlikle
    Ich komme auf jeden Fall. — Kesinlikle geleceğim.

  • ein besonderer Fall — özel bir durum/vaka

  • ein schwerer Fall — ağır/zor bir vaka

  • der Fall der Preise — fiyatların düşüşü

  • zu Fall bringen — devirmek, düşürmek
    Die Opposition brachte die Regierung zu Fall. — Muhalefet hükümeti devirdi.

Make “Fall” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Der Fall wird untersucht.noun

Olay inceleniyor.

Die Schülerin beschrieb jeden Fall in ihrem Heft.noun

Öğrenci defterinde her durumu açıkladı.

In diesem Fall hast du recht.noun

Bu durumda haklısın.

Nach dem Fall konnte er kaum aufstehen.noun

Düşüşten sonra zar zor ayağa kalkabildi.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).