verb

fesseln

büyülemek

Jemanden so sehr spannend oder wichtig finden, dass man stark bei etwas bleibt oder nicht wegsehen kann.

Almanca "fesseln" kelimesi "bağlamak" veya "kaplamak" anlamına gelen bir fiildir. "Fessel" ismi, "bağ" veya "zincir" anlamına gelir ve bu da kelimenin anlamına katkıda bulunur. "Fesseln", genellikle bir şeyi fiziksel olarak bağlamak yanında, bir nesneyi veya bir hikayeyi derin bir şekilde cezbetmek veya dikkati üzerine çekmek anlamında da kullanılır. Almanca'da benzer kelimeler arasında "fesseln" ile eş anlamlı olarak kullanılabilen "fangen" (yakalamak) ya da "fesseln" yerine tradiyona uygun “fesselnd” (cazibeli) kullanılan ifadeler vardır.

Make “fesseln” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Das Buch fesselt ihn von der ersten Seite an.verb

Kitap onu ilk sayfadan itibaren büyülüyor.

Sie fesselt die Zuschauer mit ihrer Performance.verb

Performansıyla izleyicileri büyülüyor.

Sie fesselt die Leser mit ihrer Geschichte.verb

O, hikayesiyle okuyucuları büyülüyor.

Eine spannende Geschichte kann viele Leser fesseln.verb

Heyecan verici bir hikaye birçok okuyucuyu büyüleyebilir.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).