adjective

festgelegt

belirlemek

Es bedeutet, dass etwas bestimmt, entschieden oder klar definiert wurde und nicht mehr verändert werden soll.

Tanım ve anlam

festgelegt, festlegen fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; sıfat olarak da kullanılır. Bağlama göre şu anlamlara gelir:

  • Belirlenmiş, kararlaştırılmış, saptanmış: Bir planın, kuralın, tarihin veya koşulun önceden netleştirildiğini anlatır.
    Der Termin ist festgelegt. — “Tarih belirlenmiş.”
  • Kesinleşmiş, sabitlenmiş: Değiştirilemeyecek ya da kolayca değiştirilmeyecek bir şeyi ifade edebilir.
  • Bir konuda kararını vermiş, kendini bağlamış: Özellikle sich auf etwas festlegen yapısında, bir seçenek veya görüş üzerinde karar kılmak anlamındadır.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Festgelegt, ayrılabilen festlegen fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Fiil, fest (“sabit, kesin”) ve legen (“koymak, yerleştirmek”) parçalarından oluşur. Kelime yapısı, bir şeyi “sabit bir yere koyup belirlemek” fikrini taşır.

Sıfat olarak kullanıldığında Almancadaki sıfat çekimine göre biçim değiştirebilir. Örneğin festgelegte Regeln , “belirlenmiş kurallar” demektir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar:

  • bestimmt — “belirlenmiş” anlamındadır; daha genel bir sözcüktür. Festgelegt, bir şeyin karara bağlandığını veya sabitlendiğini daha güçlü biçimde vurgulayabilir.
  • vereinbart — “kararlaştırılmış, üzerinde anlaşılmış” demektir; genellikle en az iki tarafın anlaşmasını içerir.
  • definiert — “tanımlanmış” anlamına gelir; sınırların veya kavramların açıklığa kavuşturulmasını öne çıkarır.
  • fixiert — “sabitlenmiş” demektir; fiziksel olarak sabitleme veya değişmez hâle getirme anlamı daha baskındır.

Zıt anlamlılar:

  • unbestimmt — “belirsiz, henüz belirlenmemiş.”
  • offen — “açık, henüz karara bağlanmamış”; değişikliğe veya seçime hâlâ yer olduğunu anlatır.
  • ungeklärt — “çözümlenmemiş, açıklığa kavuşmamış”; özellikle bir konunun veya sorunun henüz netleşmediğini belirtir.

Yaygın ifadeler ve sözcük birliktelikleri

  • einen Termin festlegen — bir tarih veya randevu belirlemek.
  • Regeln festlegen — kurallar koymak, kuralları belirlemek.
  • auf eine Lösung festgelegt sein — tek bir çözüm üzerinde karar kılmış olmak.
  • nicht festgelegt sein — henüz belirlenmemiş veya kesinleşmemiş olmak.

Make “festgelegt” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Der Termin ist festgelegt.adjective

Tarih belirlendi.

Die Regeln sind festgelegt und unveränderlich.adjective

Kurallar belirlenmiş ve değiştirilemez.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).