verb

freigeben

paylaşmak

Etwas für andere zugänglich machen oder erlauben, dass es benutzt, gesehen oder weitergegeben werden darf.

Tanım ve anlam

freigeben ayrılabilen bir fiildir ve temel olarak “serbest bırakmak”, “izin vermek”, “onaylamak” veya “erişime açmak” anlamlarına gelir.

Başlıca kullanımları:

  1. Birini veya bir şeyi serbest bırakmak

    • Tutuklu, rehin veya esir birini serbest bırakmak.
    • Örnek anlam: “Mahkeme tutukluyu serbest bıraktı.”
  2. İzin vermek veya onaylamak

    • Bir projenin, bütçenin, belgenin ya da kararın kullanılmasına izin vermek.
    • Örnek anlam: “Yönetim projeyi onayladı.”
  3. Erişime açmak

    • Bir dosyayı, hesabı, kaynağı veya bilgiyi başkalarının kullanımına açmak.
    • Özellikle bilgisayar ve internet bağlamında kullanılır.
  4. Blokeyi kaldırmak

    • Bir hesabın, kartın, işlevin veya sistemin kullanımını yeniden mümkün hâle getirmek.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Ayrılabilen düzensiz fiil
  • Mastar: freigeben
  • Şimdiki zaman, 3. tekil şahıs: gibt frei
  • Präteritum: gab frei
  • Partizip II: freigegeben
  • Yardımcı fiil: haben

Fiil iki bölümden oluşur:

  • frei : serbest, özgür, boş
  • geben : vermek

Kelime kelimesine “serbest vermek” anlamına gelir. Cümlede çekimli hâlde ön ek ayrılır:

  • Die Behörde gibt den Zugang frei.
    “Yetkili makam erişimi açıyor.”

Burada gibt cümlenin ikinci pozisyonunda, frei ise cümlenin sonunda bulunur.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • zulassen : izin vermek, müsaade etmek. freigeben daha çok bir şeyi resmî olarak kullanıma açma veya onaylama anlamı taşırken, zulassen genel olarak izin vermeyi ifade eder.
  • genehmigen : resmî olarak onaylamak. Özellikle başvuru, proje, bütçe veya talep gibi konularda kullanılır.
  • erlauben : izin vermek. Günlük ve genel kullanımı daha yaygındır; freigeben ise daha resmî veya teknik bir nitelik taşıyabilir.
  • entlassen : serbest bırakmak veya görevden çıkarmak. İnsanlar için kullanılır; freigeben ise insanlar dışında dosya, bilgi ve kaynaklar için de kullanılabilir.
  • freischalten : erişimi etkinleştirmek, blokeyi kaldırmak. Özellikle hesap, kart, yazılım ve dijital hizmetler için kullanılır.

Zıt anlamlılar

  • sperren : engellemek, bloke etmek, erişimi kapatmak. Özellikle hesap, kart veya sistem erişiminin kapatılması için freigeben kelimesinin zıddıdır.
  • blockieren : bloke etmek, kullanımını engellemek. sperren ile benzerdir, ancak fiziksel veya dijital bir engeli vurgular.
  • zurückhalten : alıkoymak, vermemek, saklamak. Bir kişinin veya bilginin serbest bırakılmamasını ifade eder.
  • verweigern : reddetmek, izin vermemek. freigeben ile özellikle izin ve onay bağlamında karşıt anlamlıdır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • eine Datei freigeben : bir dosyayı erişime açmak
  • den Zugang freigeben : erişimi açmak
  • ein Projekt freigeben : bir projeyi onaylamak veya başlatılmasına izin vermek
  • Mittel freigeben : fonları veya kaynakları tahsis etmek
  • eine Zahlung freigeben : bir ödemeyi onaylamak
  • ein Konto freigeben : bir hesabın blokesini kaldırmak
  • Daten freigeben : verileri paylaşılabilir veya erişilebilir hâle getirmek
  • einen Gefangenen freigeben : bir tutukluyu veya esiri serbest bırakmak

Make “freigeben” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Lehrer können Materialien für Schüler freigeben.verb

Öğretmenler öğrenciler için materyalleri paylaşabilir.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).