verb

geben

vermek

Etwas von sich an eine andere Person weiterreichen oder zur Verfügung stellen.

Tanım ve anlam

geben, Almancada temel olarak “vermek” anlamına gelen düzensiz bir fiildir. Kullanıldığı bağlama göre farklı anlamlar kazanabilir:

  1. Bir şeyi birine vermek

    • Ich gebe dir das Buch. — Sana kitabı veriyorum.
    • Burada genellikle geben + dativ kişi + akkusativ nesne yapısı kullanılır.
  2. Sunmak, sağlamak

    • Das Restaurant gibt seinen Gästen kostenloses Wasser. — Restoran müşterilerine ücretsiz su sağlıyor.
  3. Bir etkinliğin veya durumun gerçekleşmesi

    • Heute gibt es ein Konzert. — Bugün bir konser var.
    • Bu kullanımda es gibt “var / bulunuyor” anlamına gelir.
  4. Bir bilgi veya cevap vermek

    • Er gibt keine Antwort. — Cevap vermiyor.
    • Sie gibt mir einen guten Rat. — Bana iyi bir tavsiye veriyor.
  5. Bir duygu veya izlenim yaratmak

    • Das gibt mir Hoffnung. — Bu bana umut veriyor.
    • Das gibt ein schönes Bild. — Bu güzel bir görüntü oluşturuyor.
  6. Bir sonucu veya durumu ortaya çıkarmak

    • Zwei und zwei gibt vier. — İki kere iki dört eder.
    • Das gibt Probleme. — Bu sorunlara yol açar.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

geben düzensiz ve güçlü bir fiildir. En önemli çekimleri şöyledir:

  • Mastar: geben
  • Şimdiki zaman, 3. tekil kişi: gibt
  • Präteritum: gab
  • Partizip II: gegeben
  • Yardımcı fiil: haben

Örnek çekim:

  • ich gebe — veriyorum
  • du gibst — veriyorsun
  • er/sie/es gibt — veriyor
  • wir geben — veriyoruz

İkinci ve üçüncü tekil şahıslarda kökteki e, i sesine dönüşür: du gibst, er gibt. Emir kipi gib! şeklindedir.

geben, Eski Yüksek Almancadaki geban biçiminden gelir. İngilizcedeki give ve Felemenkçedeki geven ile aynı Hint-Avrupa köküne dayanır.

Fiilden türeyen bazı kelimeler:

  • die Gabe — armağan, yetenek
  • der Geber — veren kişi
  • die Übergabe — teslim, devir
  • die Ausgabe — harcama; basım, yayın
  • die Vergabe — tahsis, dağıtım

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • schenken — hediye etmek. geben genel olarak herhangi bir şeyi vermek anlamındayken, schenken karşılık beklemeden hediye vermeyi ifade eder.
  • überreichen — takdim etmek, elden vermek. Daha resmîdir ve genellikle bir nesnenin törensel veya resmî biçimde sunulması için kullanılır.
  • übergeben — teslim etmek, devretmek. Bir şeyi başka bir kişiye veya kuruma sorumluluğuyla birlikte aktarma anlamı taşır.
  • liefern — teslim etmek, tedarik etmek. Özellikle sipariş, ürün veya hizmetlerin ulaştırılması için kullanılır.
  • spenden — bağışlamak. Para, eşya veya kan gibi bir şeyi yardım amacıyla vermeyi ifade eder.

Zıt anlamlılar

  • nehmen — almak. geben bir şeyi başkasına aktarmayı, nehmen ise bir şeyi kendine almayı ifade eder.
  • behalten — elinde tutmak, saklamak. Bir şeyi vermek yerine kişide tutma anlamında geben ile karşıtlık oluşturur.
  • zurücknehmen — geri almak. Daha önce verilen bir şeyi yeniden alma anlamında kullanılır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • es gibt — var, bulunuyor
    Es gibt viele Möglichkeiten. — Birçok seçenek var.

  • jemandem Bescheid geben — birine haber vermek
    Gib mir bitte Bescheid. — Lütfen bana haber ver.

  • eine Antwort geben — cevap vermek
    Er gibt keine Antwort. — Cevap vermiyor.

  • einen Rat geben — tavsiye vermek
    Ich gebe dir einen guten Rat. — Sana iyi bir tavsiye veriyorum.

  • sich Mühe geben — çaba göstermek
    Ich gebe mir Mühe. — Çaba gösteriyorum.

  • Gas geben — gaza basmak; mecaz olarak hızlanmak

  • Acht geben — dikkat etmek
    Gib Acht! — Dikkat et!

  • aufgeben — vazgeçmek; teslim etmek; postalamak

  • ausgeben — para harcamak; dağıtmak; kendini birisi olarak tanıtmak

  • zurückgeben — geri vermek

  • weitergeben — iletmek, aktarmak, başkasına vermek

Make “geben” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er gibt mir ein Geschenk.verb

Bana bir hediye veriyor.

Du gibst ihm das Buch.verb

Ona kitabı veriyorsun.

Du gibst Anna eine Blume.verb

Sen Anna'ya bir çiçek veriyorsun.

Die Lehrer geben den Kindern viele Aufgaben.verb

Öğretmenler çocuklara çok ödev veriyor.

Wir geben dem alten Mann eine Decke.verb

Yaşlı adama bir battaniye veriyoruz.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).