verb

gebieten

hükmetmek · emretmek · uyandırmak

Jemandem mit Autorität sagen, dass er etwas tun oder lassen muss.

Tanım ve anlam

gebieten güçlü (düzensiz) bir fiildir ve bağlama göre şu anlamlara gelir:

  1. Emretmek, buyurmak, kesin talimat vermek
    Bir kişinin veya makamın bir şeyi yapılması gerektiğini kesin biçimde belirtmesi anlamına gelir. Resmî, edebî veya biraz eski bir üslubu vardır.

    • Der König gebot seinem Volk, ruhig zu bleiben.
      Kral halkına sakin kalmasını emretti.
  2. Gerektirmek, zorunlu kılmak
    Özellikle bir durumun, ahlaki ilkenin veya sağduyunun belirli bir davranışı gerekli kılması anlamında kullanılır.

    • Die Vernunft gebietet Vorsicht.
      Sağduyu dikkatli olmayı gerektirir.
  3. Üzerinde hâkimiyet veya yetki sahibi olmak
    Genellikle über edatıyla kullanılır: bir şeyin veya kimsenin üzerinde hüküm sürmek, onu kontrol etmek.

    • Er gebietet über ein großes Vermögen.
      Büyük bir servet üzerinde tasarruf sahibidir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil: gebieten
  • Çekim türü: güçlü/düzensiz fiil
  • Präsens: ich gebiete, du gebietest, er/sie/es gebietet
  • Präteritum: ich gebot
  • Partizip II: geboten
  • Yardımcı fiil: haben
  • Perfekt: hat geboten

Kelime, be- ön eki ile bieten fiilinin birleşiminden oluşur. bieten “sunmak, teklif etmek” anlamlarının yanı sıra eski kullanımda “emretmek” anlamıyla da ilişkilidir. gebieten günümüzde özellikle resmî, edebî ve otorite bildiren ifadelerde görülür.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • befehlen — emretmek. Günlük ve askerî bağlamlarda gebieten kelimesinden daha doğrudan ve daha yaygındır.
  • anordnen — resmî olarak düzenlemek veya emretmek. Genellikle bir makamın verdiği talimatlar için kullanılır.
  • vorschreiben — kural veya talimat olarak zorunlu kılmak. Yazılı kurallar ve yönetmeliklerle daha sık kullanılır.
  • verlangen — talep etmek. gebieten kadar kesin bir emir veya otorite anlamı taşımayabilir.
  • herrschen — hüküm sürmek. über ile kullanılan “hâkim olmak” anlamında gebieten kelimesine yakındır; ancak gebieten daha çok yetki ve kontrol vurgusu yapar.
  • beherrschen — kontrol etmek, hâkim olmak. Bir alanı, beceriyi veya durumu kontrol etme anlamı daha güçlüdür.

Zıt anlamlılar

  • verbieten — yasaklamak. Bir davranışı emretmek yerine yapılmasını engeller.
  • erlauben — izin vermek. Bir şeyi zorunlu kılmanın tersine, yapılmasına izin verir.
  • freistellen — serbest bırakmak, zorunluluktan muaf tutmak. Bir yükümlülüğü ortadan kaldırma anlamında karşıtlık oluşturur.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • jemandem etwas gebieten — birine bir şeyi emretmek
  • über etwas gebieten — bir şey üzerinde hâkimiyet sahibi olmak
  • die Vernunft gebietet etwas — sağduyu bir şeyi gerektirir
  • die Pflicht gebietet etwas — görev bir şeyi zorunlu kılar
  • Es gebietet die Höflichkeit, ... — nezaket gereği ...
  • Stillschweigen gebieten — susmayı emretmek, sessizliği zorunlu kılmak

Make “gebieten” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er gebietet über das Reich.verb

O, krallık üzerinde hükmediyor.

Der König gebietet seinen Untertanen.verb

Kral, tebaasına emreder.

Er gebietet Respekt.verb

Saygı uyandırır.

Der König konnte Ruhe und Ordnung gebieten.verb

Kral huzur ve düzenin sağlanmasını emredebilirdi.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).