geleistet
yerine getirmek · başarmak
Es bedeutet, dass jemand etwas getan, vollbracht oder erbracht hat, oft als Arbeit, Hilfe oder Beitrag.
Tanım ve anlam
geleistet, Almanca leisten fiilinin Partizip II hâlidir. Türkçeye bağlama göre şu şekillerde çevrilebilir:
- yapmış / gerçekleştirmiş
- sunmuş / sağlamış
- yerine getirmiş
- başarmış
- ödemiş veya karşılayabilmiş
Başlıca kullanımları:
-
Bir iş, hizmet veya katkı sunmak
- Sie hat gute Arbeit geleistet. — İyi iş çıkardı.
- Er hat große Hilfe geleistet. — Büyük yardım sağladı.
-
Bir başarı veya performans ortaya koymak
- Die Mannschaft hat viel geleistet. — Takım çok şey başardı.
- Das Gerät hat gute Dienste geleistet. — Cihaz iyi hizmet etti.
-
Bir şeye karşı koymak veya direnmek
- Sie hat Widerstand geleistet. — Direniş gösterdi.
-
Bir şeyi maddi olarak karşılayabilmek
Bu anlamda genellikle dönüşlü yapı kullanılır: sich etwas leisten.- Er hat sich ein neues Auto geleistet. — Kendisine yeni bir araba alabildi / yeni bir araba alacak maddi gücü vardı.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
geleistet, leisten fiilinin geçmiş zaman ortacı biçimidir:
Perfekt ve Plusquamperfekt zamanlarında haben yardımcı fiiliyle kullanılır:
- Ich habe viel geleistet. — Çok şey başardım.
- Sie hatte gute Arbeit geleistet. — İyi iş çıkarmıştı.
Kelime, leisten fiilinin ayrılabilir olmayan ge- ön ekiyle oluşturulmuş Partizip II biçimidir: ge-leist-et. Leisten fiili tarihsel olarak “bir şeyi yerine getirmek, gerçekleştirmek veya sunmak” anlamlarıyla bağlantılıdır.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Bağlama göre yakın anlamlı Almanca kelimeler:
- erbracht — Özellikle bir hizmeti, kanıtı veya başarıyı “ortaya koymak, sunmak” anlamındadır. Geleistet daha genel kullanılır.
- bewältigt — Zor bir görevi veya problemi başarıyla aşmak anlamı taşır.
- geschafft — Günlük dilde “başarmış, halletmiş” anlamındadır; geleistet daha resmî ve nötrdür.
- vollbracht — Büyük, önemli veya etkileyici bir işi tamamlamak anlamında kullanılır.
- bereitgestellt — Bir şeyi kullanıma sunmak veya hazır etmek anlamındadır; geleistet kadar geniş kapsamlı değildir.
Bağlama göre zıt anlamlılar:
- unterlassen — Yapmamak, gerçekleştirmekten kaçınmak.
- versäumt — Bir görevi veya fırsatı ihmal etmiş, kaçırmış olmak.
- verweigert — Yardım, hizmet veya katkı sunmayı reddetmiş olmak.
- gescheitert — Başarısız olmuş olmak; geleistet başarı veya yerine getirme fikri içerirken bu kelime başarısızlığı belirtir.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- gute Arbeit geleistet — iyi iş çıkarmış
- hervorragende Arbeit geleistet — mükemmel iş çıkarmış
- Hilfe geleistet — yardım etmiş / yardım sağlamış
- Beistand geleistet — destek olmuş
- Widerstand geleistet — direnmiş
- einen Beitrag geleistet — katkıda bulunmuş
- erste Hilfe geleistet — ilk yardım yapmış
- sich etwas geleistet — kendisine bir şeyi alabilmiş veya maddi olarak karşılayabilmiş
- viel geleistet haben — çok şey başarmış olmak
Make “geleistet” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Die Arbeit wurde gut geleistet.adjective
İş iyi bir şekilde yerine getirildi.
Viele Menschen haben in diesem Projekt viel geleistet.adjective
Birçok kişi bu projede çok şey başardı.
Im vergangenen Jahr haben viele Menschen in unserem Verein geholfen und viel geleistet.adjective
Geçen yıl derneğimizde birçok kişi yardım etti ve çok şey başardı.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad