verb

genügen

yetmek · yeterli

Es bedeutet, dass etwas ausreichend ist oder den Anforderungen entspricht.

Tanım ve anlam

genügen, bir şeyin ihtiyaçları, beklentileri veya koşulları karşılayacak ölçüde yeterli olması anlamına gelir. Türkçeye bağlama göre yetmek, yeterli olmak, karşılamak şeklinde çevrilebilir.

  • Yeterli olmak, yetmek: Das Geld genügt. — Para yetiyor.
  • Birinin veya bir şeyin beklentisini ya da koşulunu karşılamak: Seine Leistung genügt den Anforderungen. — Performansı gereklilikleri karşılıyor.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Düzenli ve ayrılmayan bir fiildir:

  • Mastar: genügen
  • Präsens: er/sie/es genügt
  • Präteritum: genügte
  • Perfekt: hat genügt

Fiil çoğunlukla geçişsiz kullanılır. Bir şeyin kime ya da neye yettiğini belirtirken Dativ alır: Das genügt mir. — Bu bana yeter. Bir gerekliliği veya ölçütü karşılamak anlamında da Dativ kullanılır: den Anforderungen genügen — gereklilikleri karşılamak.

Kelime, genug (“yeterince, yeterli”) sözcüğüyle bağlantılıdır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar:

  • ausreichen — “yeterli olmak” anlamında genügen ile çok yakındır; miktar veya kaynakların yeterliliğini vurgulaması yaygındır.
  • reichen — “yetmek” demektir; daha gündelik kullanılır ve bir şeyin belirli bir amaç için kâfi olmasını anlatabilir.
  • entsprechen — “uygun düşmek, beklentiye veya standarda uymak” anlamındadır. Yeterlilikten çok, ölçütle uyumu vurgular.

Zıt anlamlılar:

  • nicht ausreichen — “yeterli olmamak”; genügen fiilinin anlam bakımından doğrudan olumsuz karşılığıdır.
  • fehlen — “eksik olmak, bulunmamak”; yetersizliği değil, gerekli olan bir şeyin yokluğunu vurgular.

Yaygın ifadeler ve birlikte kullanımlar

  • den Anforderungen genügen — gereklilikleri karşılamak
  • den Erwartungen genügen — beklentileri karşılamak
  • den Kriterien genügen — ölçütleri karşılamak
  • Das genügt. — Bu yeter.
  • Das genügt mir. — Bu bana yeter.

Make “genügen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Diese Portion wird sicher genügen.verb

Bu porsiyon kesinlikle yetecek.

Ein Apfel genügt zum Frühstück.verb

Kahvaltı için bir elma yeterli.

Diese Summe wird sicherlich genügen.verb

Bu miktar kesinlikle yetecek.

Es genügt, um zu beginnen.verb

Başlamak için yeterli.

Manchmal genügen kleine Gesten.verb

Bazen küçük jestler yeterlidir.

Das wird nicht genügen.verb

Bu yeterli olmayacak.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).