adjective

gestellt

sormak · bulunmak · vermek

Es beschreibt etwas, das an einen bestimmten Ort gebracht oder in eine bestimmte Lage gebracht wurde.

Tanım ve anlam

gestellt, Almanca stellen fiilinin Partizip II biçimidir. Kullanıldığı bağlama göre farklı anlamlara gelir:

  • Konmuş, yerleştirilmiş: Bir şeyin belli bir yere konduğunu belirtir.
    Der Stuhl ist neben den Tisch gestellt. — Sandalye masanın yanına konmuş.
  • Sorulmuş, yöneltilmiş: Özellikle bir soru, görev veya talep için kullanılır.
    Die Frage wurde gestellt. — Soru soruldu.
  • Ayarlanmış: Saat, alarm veya benzeri bir şeyin ayarlandığını anlatır.
    Die Uhr ist gestellt. — Saat ayarlanmış.
  • Sağlanmış, temin edilmiş: Birinin kullanımına bir şey sunulduğunu ifade edebilir.
    Das Hotel hat ein Bett gestellt. — Otel bir yatak sağladı.
  • Yapay, doğal olmayan, yapmacık: Sıfat olarak bir davranışın veya görünüşün doğal olmadığını anlatır.
    Sein Lächeln wirkte gestellt. — Gülümsemesi yapmacık görünüyordu.
  • Teslim olmuş / kendini teslim etmiş: sich stellen fiilinin geçmiş biçimi olarak, kişinin teslim olduğunu belirtir.
    Der Täter hat sich der Polizei gestellt. — Fail polise teslim oldu.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

gestellt, düzenli (zayıf) bir fiil olan stellen fiilinin Partizip II biçimidir. Bu nedenle Perfekt zamanda genellikle haben ile kullanılır: hat gestellt. Edilgen cümlelerde ise gestellt biçimi kullanılır: Die Frage wurde gestellt (“Soru soruldu”).

Kelime, ge- öneki, stell- fiil gövdesi ve Partizip II eki -t ile oluşur. Ayrıca Partizip II, isimlerin önünde sıfat gibi çekimlenebilir: eine gestellte Frage (“sorulmuş bir soru”).

Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar

Eş anlamlılar bağlama göre değişir:

  • platziert — “yerleştirilmiş” anlamındadır; bir şeyi belirli bir noktaya koymayı vurgular. gestellt, daha geniş kullanım alanına sahiptir.
  • gefragt — “sorulmuş” anlamında kullanılabilir; gestellt özellikle sorunun yöneltilmesi eylemini vurgular.
  • eingestellt — “ayarlanmış” anlamına gelebilir; çoğunlukla bir cihazın veya düzenlemenin belirli bir ayara getirilmesini anlatır.
  • künstlich — “yapay” demektir; gestellt bir davranışın yapmacık ya da doğal olmayan biçimde sergilendiğini vurgulayabilir.
  • gekünstelt — “yapmacık, zorlama” anlamındadır ve özellikle gestellt sözcüğünün “doğal olmayan” anlamına yakındır.

Bağlama bağlı karşıtları:

  • entfernt — “kaldırılmış, uzaklaştırılmış”; bir yere konmuş olan şeyin karşıtını ifade edebilir.
  • unverstellt — “doğal, içten, yapmacıksız”; gestellt sözcüğünün “yapay” anlamına karşıttır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • eine Frage stellen — soru sormak
  • eine Aufgabe stellen — görev vermek
  • die Uhr stellen — saati ayarlamak
  • sich der Polizei stellen — polise teslim olmak
  • gestellt wirken — yapmacık görünmek
  • eine gestellte Frage — sorulmuş/yöneltilmiş bir soru

Make “gestellt” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Die Frage wurde ihm direkt gestellt.adjective

Soru ona doğrudan soruldu.

Eine Frage wurde von ihm gestellt.adjective

Bir soru onun tarafından soruldu.

Maria hat eine wichtige Bitte gestellt.adjective

Maria önemli bir ricada bulundu.

Mir wurde eine interessante Aufgabe gestellt.adjective

Bana ilginç bir görev verildi.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).