nounnoun

der Gleichgesinnte, -n

aynı görüşlü · hemfikir

Menschen, die ähnliche Ideen, Meinungen oder Ziele haben.

Tanım ve anlam

Gleichgesinnte, benzer düşünceleri, değerleri, hedefleri ya da tutumları paylaşan kişi veya kişiler demektir. Türkçede bağlama göre aynı düşüncedeki kişiler, fikirdaşlar ya da yol arkadaşları olarak karşılanabilir.

Sözcük bağlama göre farklı biçimlerde yorumlanabilir:

  • Çoğul: Gleichgesinnte — benzer düşüncedeki kişiler
  • Dişil tekil: eine Gleichgesinnte — benzer düşüncedeki bir kadın
  • Eril tekil: ein Gleichgesinnter — benzer düşüncedeki bir erkek

Dil bilgisi ve sözcük kökeni

Sözcük, gleich (“aynı, benzer”) ve gesinnt (“bir düşünceye veya tutuma sahip”) öğelerinden oluşur. Gesinnt, sinnen fiilinden türemiştir; burada kişinin düşünce yapısı veya tutumu anlamını taşır.

Sıfatın isimleşmiş biçimi olduğu için büyük harfle yazılır. Eril tekil biçimi Gleichgesinnter , dişil tekil biçimi Gleichgesinnte’dir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

  • Gesinnungsgenosse : Benzer siyasi ya da ideolojik görüşleri paylaşan kişi. Gleichgesinnte sözcüğüne yakın olsa da daha çok ideolojik veya siyasi ortaklığı vurgular.
  • Gleichdenkender : Benzer biçimde düşünen kişi; doğrudan düşünce benzerliğine odaklanır.
  • Seelenverwandte : “Ruh ikizi” veya derin bir içsel yakınlık duyulan kişi. Daha duygusal ve mecazlıdır; yalnızca fikir benzerliğini anlatmaz.

Zıt anlamlı olarak:

  • Andersgesinnte : Farklı tutum veya görüşlere sahip kişiler.
  • Andersdenkende : Farklı düşünen kişiler; Gleichgesinnte’nin düşünce benzerliği yönüne karşıtlık kurar.

Yaygın ifadeler ve sözcük birliktelikleri

  • unter Gleichgesinnten — benzer düşüncedeki kişiler arasında
  • Gleichgesinnte finden — fikirdaşlar bulmak
  • sich mit Gleichgesinnten austauschen — benzer düşüncedeki kişilerle fikir alışverişinde bulunmak
  • der Kreis der Gleichgesinnten — fikirdaşlar çevresi

Make “Gleichgesinnte” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Sie diskutierte lange mit einer Gleichgesinnten.noun

Uzun süre aynı görüşlü biriyle tartıştı.

Gleichgesinnte organisierten gemeinsam eine Ausstellung.noun

Hemfikir kişiler birlikte bir sergi düzenledi.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).