der Höhepunkt, -e
zirve
Es ist der wichtigste oder spannendste Moment in einem Ablauf oder Ereignis, an dem alles am stärksten oder intensivsten ist.
Tanım ve anlam
der Höhepunkt (çoğul: die Höhepunkte) Almancada temel olarak “en yüksek nokta”, “zirve” veya “doruk” anlamına gelir.
Başlıca kullanımları:
-
Bir olayın veya sürecin en önemli, en etkileyici aşaması
- Bir konserin, filmin, konuşmanın ya da etkinliğin en etkileyici bölümü.
- Türkçede “doruk noktası”, “zirve”, “en önemli an” şeklinde çevrilebilir.
- Örnek:
Der Höhepunkt des Konzerts war das letzte Lied.
“Konserin doruk noktası son şarkıydı.”
-
Bir gelişmenin ulaşabileceği en üst seviye
- Başarı, kariyer, gelişme veya tarihsel bir dönemin zirvesi.
- Örnek:
Die Reise erreichte in den Bergen ihren Höhepunkt.
“Gezi dağlarda doruk noktasına ulaştı.”
-
Cinsel doruk
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- Artikel: der
- Çoğul: die Höhepunkte
- Kelime türü: İsim
- Birleşen kelimeler:
Kelime, kelimesi kelimesine “yükseklik noktası” anlamına gelir. Höhe ve Punkt kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Mecaz anlamda bir olayın veya sürecin ulaştığı en yüksek aşamayı ifade eder.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
- der Gipfel : Zirve, doruk. Daha çok dağların fiziksel zirvesi veya mecazî olarak en üst başarı seviyesi için kullanılır. Höhepunkt ise özellikle olayların, hikâyelerin veya süreçlerin doruk noktasını belirtir.
- der Höhepunkt einer Entwicklung : Bir gelişmenin zirvesi. Daha açıklayıcı ve belirli bir kullanımdır.
- die Krönung : Bir şeyin taçlandırılması, en mükemmel son aşaması. Genellikle olumlu ve başarı vurgusu taşır.
- der Höhewert : En yüksek değer. Daha çok ölçülebilir değerler ve istatistiksel bağlamlarda kullanılır; Höhepunkt [?](vocabuo://word/Höhepunkt] kadar genel değildir.
Zıt anlamlılar
- der Tiefpunkt : En düşük nokta, dibe vurma. Bir gelişmenin veya durumun en kötü aşamasını ifade eder; Höhepunkt [?](vocabuo://word/Höhepunkt] bunun karşıtıdır.
- der Anfang : Başlangıç. Bir olayın başlangıç aşamasını belirtir; doruk noktası anlamındaki Höhepunkt [?](vocabuo://word/Höhepunkt] ile doğrudan karşıt olabilir.
- das Ende : Son. Her son bir doruk noktası değildir; bu nedenle Ende [?](vocabuo://word/Ende] yalnızca bazı bağlamlarda karşıtlık oluşturur.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- den Höhepunkt erreichen : Doruk noktasına ulaşmak
- den Höhepunkt bilden : Doruk noktasını oluşturmak
- der Höhepunkt des Abends : Gecenin doruk noktası
- der Höhepunkt der Veranstaltung : Etkinliğin en önemli bölümü
- der Höhepunkt einer Karriere : Bir kariyerin zirvesi
- der Höhepunkt eines Films : Bir filmin doruk noktası
- auf dem Höhepunkt sein : Zirvede olmak, en üst seviyede bulunmak
- seinen Höhepunkt erreichen : Kendi doruk noktasına ulaşmak
- sexueller Höhepunkt : Cinsel doruk, orgazm
Make “Höhepunkt” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Der Höhepunkt des Films war die spannende Verfolgungsjagd.noun
Filmin zirve noktası heyecan verici takip sahnesiydi.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad