hören
dinlemek · duymak
Mit den Ohren wahrnehmen, was um einen herum an Geräuschen oder Stimmen da ist.
Tanım ve anlam
hören, Türkçede bağlama göre duymak, dinlemek veya kulak vermek anlamına gelen bir fiildir.
- Bir sesi işitmek: Ich höre ein Geräusch. — Bir ses duyuyorum.
- Bilinçli olarak dinlemek: Ich höre Musik. — Müzik dinliyorum.
- Birini duyabilmek: Hörst du mich? — Beni duyuyor musun?
- Birinden haber almak: Ich habe lange nichts von ihm gehört. — Uzun zamandır ondan haber almadım.
- Birinin sözünü dinlemek, öğüdüne uymak: auf jemanden hören — birini dinlemek, sözünü dinlemek.
- Ders veya konferans takip etmek: eine Vorlesung hören — bir derse katılmak/dersi dinlemek.
Dil bilgisi ve kelime kökeni
hören, düzensiz olmayan (zayıf) bir fiildir ve çoğunlukla haben yardımcı fiiliyle kullanılır.
- Şimdiki zaman: ich höre — duyuyorum/dinliyorum
- Geçmiş zaman: hörte — duydu/dinledi
- Partizip II: gehört — duymuş/dinlemiş
Fiil, Eski Yüksek Almanca hōren biçimine dayanır ve “işitmek, kulak vermek” anlamıyla ilişkilidir. İsim biçimi olan das Hören () “duyma, dinleme” demektir.
Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar
Bağlama göre yakın anlamlıları:
- zuhören ( — Birini dikkatle dinlemek; hören’dan daha fazla bilinçli dikkat vurgular.
- anhören ( — Bir şeyi veya birini dinlemek; çoğu zaman belirli bir kaydı, anlatımı ya da açıklamayı baştan sona dinlemek anlamına gelir.
- lauschen ( — Sessizce ve dikkatle kulak vermek; bazen gizlice dinleme çağrışımı taşır.
- vernehmen ( — Bir sesi algılamak veya duymak; daha resmî, edebî ya da hukuki bir kullanımdır.
Bağlama göre karşıt anlamlıları:
- überhören ( — Bir şeyi fark etmeden duymamak ya da duymazdan gelmek.
- ignorieren ( — Bilerek önemsememek; “duymamak”tan ziyade dikkate almamayı ifade eder.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- Musik hören ( — müzik dinlemek
- Radio hören ( — radyo dinlemek
- jemandem zuhören ( — birini dinlemek
- auf jemanden hören ( — birinin sözünü dinlemek, öğüdüne uymak
- von jemandem hören ( — birinden haber almak
- sich etwas anhören ( — bir şeyi dinlemek; bazen bir açıklamayı veya şikâyeti dinlemek
- gut/schlecht hören ( / — iyi/kötü işitmek, işitme duyusu iyi/kötü olmak
Make “hören” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Ich höre Musik.verb
Müzik dinliyorum.
Er hört die Vögel zwitschern.verb
Kuşların ötüşünü duyuyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad