klopfen
vurmak · çalmak
Ein Geräusch oder eine Bewegung, die entsteht, wenn man mit der Hand oder einem Gegenstand leicht und wiederholt auf eine Fläche schlägt.
Tanım ve anlamı
klopfen, temel olarak “vurmak, tıklatmak, kapıyı çalmak” anlamına gelen bir fiildir. Kullanıldığı bağlama göre:
- Bir kapıya ya da başka bir yüzeye kısa ve tekrarlı biçimde vurmak: kapıyı çalmak, tıklatmak.
- Kalp gibi bir şeyin düzenli biçimde atması: atmak, çarpmak.
- Bir şeye vurup ses çıkarmak: vurmak, tıkırdatmak.
- Yemek hazırlarken eti yumuşatmak için dövmek: eti dövmek.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
Klopfen düzenli bir fiildir. Başlıca çekimleri şöyledir: klopfte (Präteritum), hat geklopft (Perfekt). Hem geçişsiz hem de nesne alarak geçişli kullanılabilir: Kalbin atması için nesnesiz, et dövmek için nesneyle kullanılır.
Kelime, vurma ve tıklatma sesini çağrıştıran eski Cermen kökenli bir fiildir. Anklopfen biçimi, özellikle birinin bulunduğu yere girmeden önce kapıyı çalmak anlamında kullanılır.
Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar
- anklopfen : Özellikle kapıyı çalıp içeridekilerin dikkatini çekmek anlamına gelir; klopfen kadar genel değildir.
- pochen : Kapıya vurmak anlamında kullanılabilir; ayrıca kalbin güçlü veya belirgin biçimde atmasını anlatır.
- hämmern : Daha sert ve genellikle daha gürültülü biçimde vurmayı ifade eder.
- schlagen : Genel olarak “vurmak” demektir; tıklatma veya kapı çalma anlamını tek başına özellikle belirtmez.
Klopfen fiilinin bağlamdan bağımsız, doğrudan bir karşıt anlamlısı yoktur.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- an die Tür klopfen : kapıyı çalmak.
- ans Fenster klopfen : pencereye vurmak, pencereyi tıklatmak.
- Das Herz klopft. : Kalp atıyor; bağlama göre “kalp hızlı çarpıyor.”
- auf Holz klopfen : Tahtaya vurmak; batıl inanışta kötü şansı önlemek için “tahtaya vurmak.”
- jemandem auf die Schulter klopfen : Birinin omzuna hafifçe vurmak; çoğu zaman takdir veya teşvik belirtir.
Make “klopfen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Er klopft leise auf den Tisch.verb
O, masaya hafifçe vuruyor.
Er hört, wie jemand klopft.verb
Birinin kapıyı çaldığını duyuyor.
Jemand klopft an die Wand.verb
Biri duvara vuruyor.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad