verb

lösen

çözmek

Etwas schwierig machen oder ein Problem beenden, sodass es keine Schwierigkeiten mehr gibt.

Tanım ve anlam

lösen, bağlama göre “çözmek”, “gevşetmek”, “ayırmak” veya “bilet satın almak” anlamlarına gelen bir Almanca fiildir.

  • Bir sorunu, görevi ya da bilmeciyi çözmek: Bir güçlüğe çözüm bulmak veya bir sorunun cevabını bulmak.
    ein Problem lösen (bir sorunu çözmek) — Problem , lösen
  • Bir şeyi gevşetmek ya da serbest bırakmak: Bağlı veya sıkı duran bir şeyi çözmek, gevşetmek ya da ayırmak.
    einen Knoten lösen (bir düğümü çözmek) — Knoten , lösen
  • Bir maddenin sıvı içinde çözünmesini sağlamak: Kimya bağlamında, bir maddenin başka bir madde içinde dağılmasını ifade eder.
    Salz in Wasser lösen (tuzu suda çözmek) — Salz , Wasser
  • Bilet satın almak: Özellikle bilet veya benzeri bir belgeyi gişeden temin etmek anlamında kullanılır.
    eine Fahrkarte lösen (bir bilet almak) — Fahrkarte , lösen

Ayrıca sich lösen biçimi “çözülmek”, “ayrılmak” veya “gevşeyip kurtulmak” anlamına gelebilir:
sich von etwas lösen (bir şeyden ayrılmak) — sich lösen , von

Dilbilgisi ve kelime kökeni

lösen, ayrılabilen bir fiil değildir. Düzenli çekimlenir:

  • Mastar: lösen
  • Şimdiki zamanda 3. tekil şahıs: löst
  • Geçmiş zaman: löste
  • Geçmiş zaman ortacı: gelöst
  • Yardımcı fiil: haben

Kelime, los (“serbest”, “bağsız”) sözcüğüyle bağlantılıdır. Temel anlamındaki “serbest bırakmak, gevşetmek” fikri, zamanla “düğüm çözmek”, “sorunu çözmek” ve “bir maddeyi çözündürmek” gibi farklı kullanımlara genişlemiştir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar, lösen fiilinin her kullanımında birbirinin yerine geçmez:

  • beheben : Bir aksaklığı, arızayı veya sorunu gidermek anlamındadır; genel “soru çözmek” anlamındaki lösen ile aynı değildir.
  • klären : Bir konuyu açıklığa kavuşturmak demektir. Belirsizlikleri veya anlaşmazlıkları giderirken lösen yerine kullanılabilir; fiziksel olarak düğüm çözme anlamı yoktur.
  • lockern : Bir şeyi gevşetmek anlamına gelir. lösen gibi tamamen ayırmak yerine, çoğu zaman yalnızca sıkılığını azaltır.
  • entwirren : Karışmış ipleri veya benzeri şeyleri çözmek demektir; kullanım alanı lösen’den daha dardır.

Zıt anlamlılar da bağlama göre değişir:

  • festziehen : Bir şeyi sıkıca bağlamak veya sıkmak; “gevşetmek” anlamındaki lösen’in karşıtıdır.
  • verbinden : Bir şeyleri birbirine bağlamak; “ayırmak” anlamındaki lösen’in karşıtıdır.
  • verkomplizieren : Bir durumu karmaşıklaştırmak; bir problemi çözme anlamındaki lösen’in karşıtı sayılabilir.

Yaygın ifadeler ve sözcük birliktelikleri

  • ein Rätsel lösen : Bir bilmeceyi çözmek. Rätsel
  • eine Aufgabe lösen : Bir alıştırmayı veya görevi çözmek. Aufgabe
  • einen Knoten lösen : Bir düğümü çözmek.
  • eine Fahrkarte lösen : Bir bilet almak.
  • sich in Wasser lösen : Suda çözünmek. Wasser

Make “lösen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Wir lösen das Problem gemeinsam.verb

Sorunu birlikte çözüyoruz.

Wir lösen das Rätsel gemeinsam.verb

Bulmacayı birlikte çözeriz.

Er muss das Problem lösen.verb

O, sorunu çözmek zorunda.

Er kann das Problem schnell lösen.verb

O sorunu hızlıca çözebilir.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).