adjectiveadverb

lebend

canlı

Etwas, das nicht tot ist und atmet oder wächst.

Tanım ve anlam

lebend, Almancada temel olarak “hayatta olan”, “canlı” veya “yaşayan” anlamına gelen bir sıfattır. leben fiilinden türemiştir.

Başlıca anlamları:

  1. Hayatta, ölü olmayan

    • Der Hund ist noch lebend.
      “Köpek hâlâ hayatta.”
    • Die gefundenen Personen wurden lebend gerettet.
      “Bulunan kişiler canlı olarak kurtarıldı.”
  2. Canlı, hareketli

    • Bir ortamın, etkinliğin veya anlatımın canlı ve hareketli olduğunu ifade edebilir.
    • Die Stadt ist auch nachts lebend.
      “Şehir geceleri de canlıdır.”
  3. Canlı yayınlanan

    • Özellikle medya bağlamında “canlı” anlamında kullanılır.
    • Das Konzert wird lebend übertragen.
      “Konser canlı yayınlanıyor.”
    • Bu anlamda daha yaygın ifade live veya live übertragen şeklindedir.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

lebend, leben fiilinin Partizip I biçimidir:

  • leben = yaşamak, hayatını sürdürmek
  • lebend = yaşayan, canlı

Partizip I, fiil köküne -d eki getirilerek oluşturulur:

Sıfat olarak kullanıldığında isme göre çekimlenir:

  • ein lebender Organismus
    “canlı bir organizma”
  • eine lebende Person
    “hayatta olan bir kişi”
  • mit einem lebenden Wesen
    “canlı bir varlıkla”

İsimleştirilmiş biçimi büyük harfle yazılır:

  • der Lebende = yaşayan kişi, hayatta olan erkek
  • die Lebende = yaşayan kadın
  • die Lebenden = hayatta olanlar

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • lebendig : “canlı, hayat dolu” anlamındadır. lebend daha çok bir kişinin veya canlının hayatta olduğunu belirtirken, lebendig bir ortamın, anlatımın ya da kişinin enerjik ve hareketli olduğunu da vurgular.
  • am Leben : “hayatta” anlamındaki kalıplaşmış ifadedir. Genellikle fiziksel olarak ölmemiş olmayı belirtir.
  • lebensfähig : “yaşayabilir, yaşamını sürdürebilir” anlamına gelir. Özellikle bebekler, organizmalar, projeler veya kurumlar için kullanılır; doğrudan “hayatta” anlamındaki lebend ile tamamen aynı değildir.
  • munter : “dinç, neşeli, canlı” anlamındadır ve kişinin enerjik durumunu vurgular. “Hayatta olma” anlamında lebend yerine her zaman kullanılamaz.

Zıt anlamlılar

  • tot : “ölü”; lebend kelimesinin doğrudan zıttıdır.
  • gestorben : “ölmüş”; belirli bir kişinin veya canlının artık hayatta olmadığını ifade eder.
  • leblos : “cansız, hayat belirtisi göstermeyen”; özellikle beden, bakış veya nesneler için kullanılır.
  • inaktiv : “etkin olmayan, faal olmayan”; bu kelime doğrudan “ölü” anlamına gelmez, yalnızca etkinlik veya işlev eksikliğini ifade eder.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • lebende Person : hayatta olan kişi
  • lebendes Wesen : canlı varlık
  • lebende Sprache : yaşayan dil
  • lebende Tradition : hâlâ sürdürülen, canlı gelenek
  • bei lebendigem Leib : diri diri
  • live übertragen : canlı yayınlamak
  • noch lebend : hâlâ hayatta
  • tot oder lebend : ölü ya da diri、生存者?

Make “lebend” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Der Teich ist voller lebendiger Fische.adjective

Gölet canlı balıklarla dolu.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).