liegen
durmak · yatmak · uzanmak
Etwas befindet sich flach auf einer Oberfläche und bewegt sich nicht.
Tanım ve anlam
liegen, temel olarak “yatay durumda bulunmak” anlamına gelen bir fiildir. Kullanıldığı bağlama göre şu anlamlara gelir:
- Yatıyor veya uzanıyor olmak: Bir kişinin ya da nesnenin yatay konumda bulunması.
- Bir yerde bulunmak: Bir şehir, bina veya nesnenin konumunu belirtir; Türkçede “bulunmak”, “yer almak” diye çevrilebilir.
- Bir şeye dayanmak, bir şeyden kaynaklanmak: Bir durumun nedenini açıklar.
- Birine uygun gelmek, birinin yatkın olduğu bir şey olmak: Bir işin veya etkinliğin kişinin becerilerine ya da zevkine uygun olması.
- Önem taşımak: Özellikle belirli bir kalıpta, bir şeyin kişi için önemli olduğunu anlatır.
Genellikle nesne almayan, yani geçişsiz bir fiildir. Bir şeyi yatay konuma getirmek anlamındaki fiille karıştırılmamalıdır: liegen bir şeyin bulunduğu durumu, legen ise onu o duruma getirme eylemini anlatır.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
Güçlü ve düzensiz çekimli bir fiildir:
- Şimdiki zaman: ich liege, du liegst, er/sie/es liegt
- Geçmiş zaman: lag
- Partizip II: gelegen
- Yardımcı fiil: haben
Birleşik bir kelime değildir. Eski Yüksek Almancadaki liggen biçimine dayanır.
Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar
Eş anlamlılar, liegen fiilinin anlamına ve bağlamına göre değişir:
- sich befinden : Bir yerde bulunmayı anlatır; liegen’den farklı olarak yatay konum anlamı taşımaz.
- ruhen : Dinlenme hâlini veya hareketsiz durmayı vurgular; liegen’in yatay konum anlamından daha farklı bir odak taşır.
- beruhen auf : Bir şeyin başka bir şeye dayanması veya ondan kaynaklanması anlamında kullanılır; bu anlamda liegen’e yakındır.
Tam karşıtları yoktur; karşıtlık, anlatılan duruma göre kurulur:
- stehen : Bir kişinin veya nesnenin dik durumda olduğunu belirtir.
- sitzen : Oturma konumunu belirtir.
- aufstehen : Yatıyor veya oturuyor durumdan ayağa kalkmayı anlatır; özellikle liegen’in “uzanıyor olmak” anlamıyla karşıtlık oluşturur.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- im Bett liegen : Yatakta olmak veya yatakta uzanmak.
- in der Sonne liegen : Güneşte uzanmak.
- an etwas liegen : Bir şeyden kaynaklanmak; nedenin o şey olduğunu belirtmek.
- jemandem liegen : Birine uygun gelmek, birinin yatkın olduğu bir şey olmak.
- jemandem am Herzen liegen : Birinin çok önem verdiği bir şey olmak.
- günstig liegen : Elverişli veya avantajlı bir konumda bulunmak.
Make “liegen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Das Buch liegt auf dem Tisch.verb
Kitap masanın üzerinde duruyor.
Die Katze liegt auf dem Sofa.verb
Kedi kanepenin üzerinde yatıyor.
Ich liege im Bett.verb
Yatakta uzanıyorum.
Die Schlüssel liegen auf der Kommode.verb
Anahtarlar şifonyerin üstünde yatıyor.
Die Kinder lagen lange im Gras.verb
Çocuklar uzun süre çimlerin üzerinde uzandılar.
Meine Hose lag gestern im Badezimmer.verb
Pantolonum dün banyoda duruyordu.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad