nachweisen
kanıtlamak
Zeigen, dass etwas wahr ist, indem man klare Informationen oder Beweise gibt.
Anlam ve tanım
nachweisen, bağlama göre “kanıtlamak”, “belgelemek” veya “tespit etmek” anlamına gelen bir fiildir.
-
Bir iddianın ya da olgunun doğruluğunu kanıtlarla ortaya koymak: Bir şeyin gerçekten var olduğunu veya doğru olduğunu göstermektir.
Örnek: Die Studie weist den Zusammenhang nach. — “Araştırma, bağlantıyı kanıtlıyor.” -
Bir maddenin ya da durumun varlığını tespit etmek: Genellikle test, inceleme veya ölçüm yoluyla bir şeyin mevcut olduğunu belirlemek anlamına gelir.
Örnek: Im Blut wurde Alkohol nachgewiesen. — “Kanda alkol tespit edildi.” -
Belge veya kanıt sunarak bir şeyi göstermek: Bir yeterliliği, harcamayı ya da hakkı resmî belgelerle ortaya koymak için de kullanılır.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
nachweisen, ayrılabilen ön ekli ve geçişli bir fiildir; çoğunlukla nesneyle kullanılır. Temel biçimleri şöyledir:
- Mastar: nachweisen
- Şimdiki zamanda ayrılmış biçim: weist … nach
- Geçmiş zaman: wies … nach
- Partizip II: nachgewiesen
- Yardımcı fiil: haben
Kelime, “sonra/izini sürerek” anlamı katabilen nach- ön ekiyle “göstermek, işaret etmek” anlamındaki weisen fiilinden oluşur. Birleşik fiildeki anlam, kanıtlara veya incelemeye dayanarak bir şeyi ortaya koyma fikrini taşır.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Anlama göre yakın eş anlamlıları şunlardır:
- beweisen — “kanıtlamak”; bir iddianın doğruluğunu kesin biçimde ortaya koymaya odaklanır. nachweisen ise çoğu zaman belgeye, ölçüme veya somut kanıta dayanma vurgusu taşır.
- belegen — “kanıtlarla desteklemek, belgelemek”; bir iddiayı destekleyen kaynak veya belge sunmayı öne çıkarır.
- feststellen — “tespit etmek, saptamak”; bir durumun varlığını belirlemeyi anlatır, ancak kanıtlama vurgusu nachweisen kadar güçlü olmayabilir.
- ermitteln — “araştırarak belirlemek”; sonuca ulaşma sürecini vurgular, sonucun kanıt olarak sunulmasını değil.
Zıt anlamlılar bağlama bağlıdır:
- widerlegen — “çürütmek”; bir iddianın yanlış olduğunu kanıtlamak, özellikle “kanıtlamak” anlamındaki nachweisen’ın karşıtıdır.
- verschleiern — “gizlemek, belirsizleştirmek”; bir şeyi ortaya çıkarmak veya tespit etmek anlamlarının karşıtıdır.
Yaygın ifadeler ve birlikte kullanımlar
- einen Zusammenhang nachweisen — bir bağlantıyı kanıtlamak
- eine Wirkung nachweisen — bir etkiyi kanıtlamak veya tespit etmek
- Drogen im Blut nachweisen — kanda uyuşturucu madde tespit etmek
- seine Identität nachweisen — kimliğini belgelemek
- etwas eindeutig nachweisen — bir şeyi kesin biçimde kanıtlamak
Make “nachweisen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Ich kann es nachweisen.verb
Bunu kanıtlayabilirim.
Der Wissenschaftler will die Theorie empirisch nachweisen.verb
Bilim insanı teoriyi deneysel olarak kanıtlamak istiyor.
Sie konnte ihre Theorie mit Experimenten nachweisen.verb
O, teorisini deneylerle kanıtlayabildi.
Wir müssen unsere Ergebnisse nachweisen.verb
Biz sonuçlarımızı kanıtlamalıyız.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad