nounnoun

die Niete, -n

boş bilet · perçin · başarısız

Anlamı

Niete dişil bir Almanca isimdir ve bağlama göre birkaç anlama gelir:

  1. Perçin: Metal parçaları birbirine tutturmak için kullanılan, genellikle başı ve gövdesi olan bağlantı elemanı.
    Örnek: Die Niete verbindet die beiden Metallteile. — “Perçin iki metal parçayı birbirine bağlar.”

  2. İkramiye çıkmayan bilet: Piyango ya da çekilişte kazanç sağlamayan bilet; mecazen “boş bilet”.
    Örnek: Ich habe eine Niete gezogen. — “Boş bilet çektim.”

  3. Beceriksiz kişi (konuşma dilinde, küçümseyici): Bir işte başarısız ya da yeteneksiz bulunan kişi.
    Örnek: Er ist eine Niete im Fußball. — “Futbolda çok beceriksiz.”

Dilbilgisi ve köken

  • Artikel: die
  • Çoğul: die Nieten
  • Sözcük, günümüz Almancasında parçalarına ayrılarak açıklanabilen bir birleşik sözcük değildir.
  • “Perçin” anlamındaki Niete eski Almanca ve Aşağı Almanca biçimlerle ilişkilendirilir; kökeni konusunda kesin bir açıklama yoktur. “Boş bilet” anlamı ile “beceriksiz kişi” anlamı, kazanç ya da başarı elde edememe fikri üzerinden kullanılır.

Eş ve zıt anlamlılar

“Perçin” anlamında: Tam karşılığı olan yaygın bir zıt anlamlı yoktur. Yakın anlamlı olarak Niet kullanılır; aynı bağlantı elemanını anlatan bu sözcük, Niete ile büyük ölçüde eş anlamlıdır.

“Kazanç çıkmayan bilet” anlamında:

  • Niete yerine bağlama göre Leerlos (“boş bilet”) denebilir.
  • Zıt anlamlıları Gewinnlos [?](vocabuo://word/Gewinnlos] (“ikramiyeli bilet”) ve Gewinn (“kazanç”) sözcükleridir.

“Beceriksiz kişi” anlamında:

  • Yakın anlamlılar: Versager (“başarısız kişi”) ve Dilettant (“amatör, işi gerektiği gibi bilmeyen kişi”). Niete, özellikle bir kişinin belirli bir işte ya da alanda yetersiz olduğunu küçümseyici biçimde belirtir.
  • Zıt anlamlılar: Könner (“işinin ehli”) ve Experte (“uzman”).

Yaygın ifadeler ve sözcük birliktelikleri

  • eine Niete ziehen : Boş bilet çekmek; mecazen şanssız ya da başarısız bir sonuçla karşılaşmak.
  • eine Niete sein : Bir konuda beceriksiz olmak.
  • Nieten einschlagen : Perçinleri çakmak.
  • Blindniete : Bir taraftan erişilebilen yerlerde kullanılan kör perçin.

Make “Niete” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Viele Nieten wurden auf der Tombola verteilt.noun

Çekilişte birçok boş bilet dağıtıldı.

Beim Basteln musste sie eine Niete verwenden, um die zwei Teile zu verbinden.noun

El işi yaparken, iki parçayı birleştirmek için bir perçin kullanmak zorunda kaldı.

Für die Befestigung des Blechs brauchst du eine spezielle Niete.noun

Sacın sabitlenmesi için özel bir perçin gerekir.

Manchmal fühlt man sich wie eine Niete, obwohl man sich sehr bemüht hat.noun

Bazen insan, çok çaba göstermiş olsa bile kendini bir başarısız gibi hisseder.

Alle Nieten im Metallrahmen müssen regelmäßig überprüft werden.noun

Metal çerçevedeki tüm perçinler düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Bei diesem Gerät solltest du auf die Qualität der Niete achten.noun

Bu cihazda perçinlerin kalitesine dikkat etmelisin.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).