verb

reiben

ovuş­turmak

Mit der Hand oder einem Gegenstand über eine Oberfläche hin- und herfahren, oft um etwas zu glätten, zu säubern oder Wärme zu erzeugen.

Tanım ve anlam

reiben, bağlama göre başlıca şu anlamlarda kullanılan bir fiildir:

  1. Ovalamak, sürtmek: Bir şeyi başka bir yüzeye bastırarak ileri geri hareket ettirmek.

    • Gözünü ovalamak: sich die Augen reiben
    • Elleri ovuşturmak: sich die Hände reiben [?](vocabuo://word sich%20die%20Hände%20reiben)
  2. Rendelemek: Bir yiyeceği rende üzerinde parçalamak.

    • Peyniri rendelemek: Käse reiben
  3. Sürtünmek, tahriş etmek: Bir nesnenin ya da giysinin cilde veya başka bir yüzeye sürtünmesi.

    • Ayakkabının ayağı vurması/tahriş etmesi: Der Schuh reibt.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Reiben, düzensiz çekimlenen güçlü bir fiildir:

  • Mastar: reiben
  • Geçmiş zaman: rieb
  • Partizip II: gerieben
  • Yardımcı fiil: haben

Örnek: Sie hat den Käse gerieben. — Peyniri rendeledi.

Fiil çoğunlukla nesneyle kullanılır: etwas reiben . “Kendi gözlerini/ellerini ovalamak” anlamındaysa dönüşlü biçimi görülür: sich reiben .

Kelime, Eski Yüksek Almancadaki rīban biçimine dayanır; temel anlamı “sürtmek, ovalamak”tır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

  • reiben yerine, özellikle “ovalayarak parlatmak” anlamında polieren [?](vocabuo://word/polieren] kullanılabilir. Polieren, sürtme hareketinin yanında yüzeyi parlatma sonucunu da vurgular.
  • Rendeleme anlamında raspeln [?](vocabuo://word/raspeln] yakın anlamlıdır; genellikle rende ya da benzeri bir aletle ince parçalara ayırmayı anlatır.
  • schleifen , yüzeyi aşındırarak düzeltme ya da bileme anlamına gelir; sıradan ovalamadan daha belirgin biçimde aşındırıcı bir işlemi ifade eder.

“Reiben”in tüm anlamlarına uyan tek bir zıt anlamlısı yoktur. Bağlama göre, ovalama anlamının karşıtı olarak nicht berühren (“dokunmamak”), rendeleme anlamının karşıtı olarak da ganz lassen (“bütün hâlde bırakmak”) düşünülebilir.

Yaygın ifadeler ve birlikte kullanımlar

  • sich die Augen reiben — gözlerini ovalamak
  • sich die Hände reiben — ellerini ovuşturmak; mecazen bir şeyden memnuniyet duymak veya heveslenmek
  • Käse reiben — peynir rendelemek
  • an etwas reiben — bir şeye sürtünmek
  • sich aneinander reiben — birbirine sürtünmek; mecazen çatışmak veya anlaşmazlık yaşamak

Make “reiben” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er reibt sich die Augen.verb

Gözlerini ovuşturuyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).